GENEL MESAJ

11 Şubat 2026 Çarşamba

TAŞOVA VE KÖYLERİ NÜFUS SAYIMI

   Haber: Taşova Gazetesi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre Taşova ilçesinin 2025 yılı sonu nüfus rakamları açıklandı.
Açıklanan verilere göre Taşova’da kırsal nüfustaki düşüş eğilimi devam ederken, ilçe merkezinde nüfus artışı sürdü.
2024 yılında 19 bin 175 olan köylerin toplam nüfusu, 2025 yılı sonu itibarıyla 1.225 kişi azalarak 17 bin 950’ye geriledi. Böylece köy nüfusunda bir önceki yıla göre belirgin bir düşüş yaşandı.
Taşova ilçe merkezinde ise artış dikkat çekti. 2024 yılında 11 bin 173 olan merkez nüfusu, 2025 yılı sonunda 183 kişi artarak 11 bin 356’ya yükseldi. Merkezdeki bu artış, kırsaldan ilçe merkezine göçün sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

9 Şubat 2026 Pazartesi

KÜÇÜKKEN SIKILDIĞIN KÖYÜN... BÜYÜYÜNCE HUZURUN OLUYORMUŞ...

     
     Haber. Ahmet Şimşek
    Köy deyince herkes farklı duygu ve düşünceler içerisine girer. Kimine göre eziyet, kimine göre Mükafat, kimine göre ilk sevda yellerinin estiği, sılay-ı rahimdir köylerimiz.
      Bir zamanlar dünyanın yükünü sırtına almadığın küçük nimetlerle mutlu olan, kuru ekmeğe bile huzur sığdıran, bir nesil geçim derdiyle gurbete, büyük şehirlere akın etti.  Köylü deyince kendimizi sanki fakir, garip, şehide yaşayanlardan daha zor durumda sanıyorduk. Taşova' da yaşayanlar, Amasya' da yaşayanlar, İstanbul' da yaşayanlar zengin, bir eli yağda, bir eli balda sanıyorduk. Köyde sıkılıyorduk. Bilmiyorduk ki doğal yaşamın, eksoz gazlarının olmadığı, hormonlu gıdaların kol gezdiği, zengin görümlü fakirlerin gelenek ve göreneklerini, yaşamlarını şehirde yaşamaya çalıştıklarını görünce köyü arar olduk.  Büyükşehirlerde, küçükşehirlerde yaşayanlar yıllık izinlerinde ve bayram tatillerinde Koşa koşa köye huzur bulmaya koşuyorlar. Örgülü paspaslar, tahta sandalyeler, sunta kanepeler, kilimler, cecimler, bir dönemin huzur veren güzel eşyalarımızdanmış. Zenginlik, lüks yaşamlar insana mutluluk vermiyor, aksine mutluluk insanların sevdikleriyle, akrabalarıyla, geçirdikleri ön yargısız, çıkarsız, bir ekmeği kırk kişiyle bölüşmek huzurun tam adresiymiş. Günümüzde gurur, kibir enaniyet, benlik, dünya kendi etrafında dönüyor zannederek etrafına zehir saçan bir toplum, aslında kendi cehennemini kendi hazırlıyor. Huzur arayan; kesinlikle sığındığın köyün ve doğal yaşamın sade bir hayat sürmekte olduğunu görmelidir. Son yıllarda köylerde bile huzuru bulamaz olduk. Bir çekememezlik, tahammülsüzlük, dedikodu, birbirinin ardından konuşmak, birbirine tahammül edememek, huzursuz etmek, çıkar ilişkileri almış başını gitmiş. Birine zarar vermek, elindeki malı alıp, dünya derdine ve büyük bir açlığa yelken açan bir topluma dönüşmüş köylerimiz. Bizim bıraktığımız o mütevazi köyü, doğallığı, birbirine sahip çıkmak, mutluluğu almak yerine vermekte olduğunu arar olduk. 
    Umutsuzluğun içinde umut bulan, huzursuzluğun içerisinde huzur bulan  bir nesil olmak dileğiyle, huzurlu günler sizlerin olsun.
    Kültürel Haber - Yazı 2026 amasyamedya@
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

4 Şubat 2026 Çarşamba

BEYAZ BADANALI EVLER


    Haber: Ahmet Şimşek
    Eskiden Evlerin Duvarları Neden Hep Beyazdı? Sadece Temizlik Değil, Çok Daha Derin Bir Sebebi Var…
Bugün sokakta yürürken eski bir köy evine denk gelirseniz…
Duvarlarının bembeyaz olduğunu görürsünüz.
O kireç gibi bakan duvarlar, aslında sadece estetik için değil, hayat kurtaran bir gelenek olarak sürdürülürdü.
Eskiden köylerde ne boya vardı ne de lüks temizlik malzemeleri…
Ama evler tertemizdi. Pırıl pırıl duvarlar, göz alıcı beyazlıkta olurdu.
Neden mi?
Çünkü o beyazlık, kireç badana sayesinde sağlanırdı.
Ve kireç sadece bir renk değil, aynı zamanda doğal bir mikrop kırıcıydı.
Sivrisinekten fareye, küften hastalığa kadar birçok zararlıya karşı en ucuz, en etkili savunmaydı.
Kireç badana yapılan duvarlar mikropları barındırmazdı.
Yazın sıcakta serinlik verir, kışın ise nemi emerdi.
İçerideki kötü kokuları bile azaltırdı.
Üstelik her sene bahar aylarında tazelenir, kadınlar eline fırça alır, “temizlik kokusu” duvarlardan yayılırdı.
Ama sadece bu da değil…
Köylerde beyaz badana, “görünürlük” anlamına da gelirdi.
Kararmış, lekeli duvar ayıptı.
“Evine bile bakmıyor” diye konuşulurdu.
O yüzden her ev sahibi, özellikle bayram öncesi badanasını yapar, komşuya karşı tertemiz görünmek isterdi.
Beyazlık bir anlamda onurdu, huzurdu, alın teriydi.
O duvarlar sadece bir yapının dışı değil, bir kültürün aynasıydı.
Bugün belki duvarlarımız rengârenk…
Ama o beyaz badananın sadeliğinde, bir neslin yorgun ama huzurlu nefesi saklıydı.
Peki senin yaşadığın yerde hâlâ beyaz badanalı ev kaldı mı?
Belki bu geleneği yaşatmak hâlâ mümkündür.

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

24 Ocak 2026 Cumartesi

OTANTİK GİYİM ve KIYAFETLER


    Haber Ahmet Şimşek
   Bizim köyde fotoğrafta görülen kıyafetlerin aynısı vardı. Köyümüzdeki hanımların giydiği kıyafetlere bakılırsa, Türkmenlerin, Yörüklerin ve Türk boylarının kıyafetlerine benziyordu.
Çocukluğumda Böyük anam ve köyün yaşça büyük kadınları kolları işlemeli, önlük denilen bizim köy dilinde öynük denilen incikli bocuk işlemeli rengarenk kıyafetler giyerlerdi. İşlik denilen beyaz işlemeli beyaz hasadan dikilmiş, üzerine ceket gibi kolları ve ön cepken gibi görsel işlemeli dış kıyafet giyerlerdi. Uzun ve genişçe pazen, divitin veya basmalardan dikilen adına Tuman denilen alt kıyafetler giyilirdi. Şu anda Tokat yöresel kıyafetlere bakıldığında bizim ebelerimizin analarımızın giydiği kıyafetlerin birebir aynısıdır. Son dönemlerde Fistan denilen basmalardan, kıyafetlere doğru dönüş yapıldı.
      Yöremiz erkeleri ise Önceleri gündüz kıyafeti olarak, sonraları düğünlerde ve özel günlerde giyilen cepken yelek boyunda önü düğmesiz etrafı sarma ve ortası kasnak işi ipek ile süslü altına gömlek giyilen bir kıyafettir. Ayrıca yakasız gömlek, pantolon ve bele sarılan kuşak, erkeklerin mahalli giyim şeklidir. İngiliz kilot pantolon ve köy dilinde saku (Ceket) Aba (Palto) dış kıyafeti idi.
 Bu haber tadında kültürel yazımız kültürümüzü anlatmaya asla yetmez. 1950 li, 1960 lı 70 li yıllara  kadar bu kıyafetler farklı renkte ve şekillerde giyildi. Özellikle düğünlerde, bayramlarda milli kıyafet olarak yaşatıldı. Ebelerin, ceyiz sandıklarında tahta dolaplarında saklandı. Günümüzde kerpiç evlerin yıkılması ile bir kültür toprakların altında kaldı. İlçemizin Tokat' a bağlı bir belde olması nedeniyle Tokat  kültürü diye yaşatılan, tanıtılan kültür aslında bizim has kültürümüzdü. Tokat yöresinde yaşatılan, sahip çıkılan kültür, sadece Milli bayramlarda folklor ekiplerinde yaşatılır oldu.   
    KADIN KIYAFETLERİ: 1. İç Saya, İç göynek 2. Dış saya, üçpeş-bindallı 3. Önlük, şal öynük 4. Şalvar 5. Gazeki 6. Fes, parçalı fes, semerli fes, terek alı 7. Elmalı yazma, findi, çit 8. Yağlık 9. Saç bağı, saçlık 10. Boncuklu belbağı, püskül 11. Arkalık, saçak 12. Tuzluk 13. Çorap 14. Aynalı çarık - Yemeni - Çapula 15. Hamaylı 16. Sakalduruk, yanaklık 17. Bilezik 18. Gerdanlık
Dış Saya - Üç Beş - Bindallı: Kadife etamin veya kalın dokuma pamukla kumaşlardan yapıldığı gibi kutnu kumaştan da yapılmaktadır. İç sayanın üzerine giyilir. Arkada bir önde iki eteği olduğu için üç peş adını alır, Yaka açıklığı boyundan başlayarak bele kadar düz iner, ön ortanın kapanma payı yoktur ve etek ucuna doğru genişler. Dış sayanın boyu iç sayadan uzundur. Etek ucunun iki yanı yırtmaçlıdır. Yırtmaç hizası ve etek ucu arasında kalan kısım nakışla veya siyah kaytanla süslüdür. Dış sayanın omuzları dikişsizdir. Ön ve arka parçaları bütün halinde kesilir, kol uzun bir dikdörtgen biçimindedir. Bedenin yan dikişleri birleştirilmeden önce kolları dikilir ve kol altına kuş “Peyk” parça konulur. Kol ağzına ve kol takılan kısma bir karış nakış yapılır. Ayrıca sırt kısmada nakış yapılır. Dış sayanın arka baldır topuk arası olan bölüm çeşitli renk ipliklerle nakış tekniğiyle işlenmiştir. Kadife ve atlas kutnu kumaştan (ipekli kırmızı zemin üzerine sarı çizgili kumaş) yapılan üçpeşlerin yakası “V” kesimlidir. Kolları geniş kol uçları serbesttir. yaka kenarları, omuzları ve etek uçlarına tek renk ipekli kumaşlardan (sarı, yeşil, kırmızı) üçgen şeklinde veya düz şeritler halinde süslük denilen parçalar dikilir, renkli su taşlarıyla süsleme yapılır. Çeşitli renk (kırmızı, yeşil, mor, sarı, pembe) kumaşlardan yapılan üçpeşlerin yapımı beyaz iç saya gibidir. Ancak kolları ve arka kısmı çeşitli zıt renk kumaşlarla aplike yapılarak ve boncuklarla süslenerek yapılmaktadır. Bindallı elbiselerde (Lacivert, bordo, mor) kadife kumaşlardan yapılır, boyu ayak bileğine kadar uzundur. Sim ipliklerle çeşitli çiçek desenleriyle işlenmiş ve genellikle nişan elbisesi olarak kullanılan bir giysidir.
   Şalvar: Atlas denilen kutnu, ipek, saten veya basmadan dikilen şalvarın ağı kısadır. Üçgen şeklinde ek bir parça olan “Ağ parçası” ile genişlik sağlanır. Bel ve paçaları uçkurla büzdürülür, boyu bilek hizasına kadardır. Beyaz pamuklu kumaştan yapılan şalvarın bilek hizasından itibaren bir karış boyunda nakış tekniğiyle çeşitli renk ipliklerle işlemelidir. Kutnu kumaştan yapılan şalvarlar iki parça çalışılmıştır. Diz ve bilek arasına siyah kumaş kullanılmıştır. Astarlı dikilenleri de vardır. Bu tür şalvar giyildiğinde iç don kullanılmaz, diğer giyim parçalarının altından pek görülmez, diz altına kadar inenleri de vardır.
   Önlük, Şal Öynük: Kadınların iş yaparken kıyafetinin kirlenmemesi için kullandığı koruyucu bir örtüdür. Dokuma tezgahlarında yün iplerle iki parça halinde dokunur, el dikişi ile birleştirilerek dikdörtgen şeklinde olur. Dokuma sırasında çeşitli renk ipliklerle işlenir. Kenarlı tığ oyası ile örülerek ponponlarla zenginleştirilir. Bel bağı dikilerek ön tarafa bağlanır, boyu dış sayadan kısadır. Beyaz boncuklarla ve pullarla süslü olanları da vardır. Kumaştan dikilen (simli parlak) önlükler basma ile astarlanır. Kadife üçpeşlerin süslenmesi gibi tek renk kumaşlarla kenarları süslenir.
   Arkalık Saçak: El tezgahlarında dokunan renkli yün arkalık sarı kırmızı, beyaz kırmızı, sarı beyaz çizgilidir. Saçakları 40-50 cm. uzunluğunda arka kısma gelecek şekilde bele sarılır saçak kısımları mavi boncuklarla süslüdür.
  Boncuklu Bel Bağı, Püskül: Mavi beyaz boncuklar arasında yün iplikler düğümlenerek model oluşturulur. Hazırlanan saçakların alt ucunda kalan yün iplikleri çoğaltılır ve püskül haline getirilir. Püskül ipliklerinin her birine küçük ve renkli boncuklar bağlanır veya dikilir. Yünden hazırlanan bir kolon üzerine saçaklar yan yana getirilerek tutturulur. 9, 12, 16 saçaklı olanları vardır. Boncuklu bel bağı belin arkasına arkalığın (saçağın) üstüne gelecek şekilde bağlanır.
   Yağlık: 25x35 ebadında boğaz ve yaka kısmı kapatacak şekilde bağcıkla arkadan bağlanan bir giysi parçasıdır. Ön kısmı boncuk işi çeşitli renk ipliklerle kaneviçe tekniğiyle işlemelidir.
Tuzluk: 18x20 cm. ölçülerinde şal dokuma kumaştan veya sık dokulu yün örgülerden yapılan ön yüzü nakışlı ve boncuklu süslü bir torbadır. Belden bağlandığı gibi boyuna çapraz geçirilerek yandan da sarkıtılır.
   Göynek: Göynek, genellikle pamuklu dokumalardan yapılan yakasız, uzun kollu içliklerdir  Göynek bölgemizde kadın ve erkeklerin fanila yerine kullandıkları iç çamaşırıdır.          
Kültürel Haber - Yazı 2026 amasyamedya@
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE
, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

TAŞOVA LİSESİ TARİH OLUYOR.

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

19 Ocak 2026 Pazartesi

TAŞOVA' DAN BİR YILDIZ DOĞUYOR.

Orhan Türkoğlu’ndan Yeni Single:
“Sabahın Seher Vaktinde” Tüm dijital platformlarda Ütopya Müzik etiketiyle Yayında!
Orhan Türkoğlu’nun yeni çalışması “Sabahın Seher Vaktinde Ali’yi Gördüm Ali’yi” ile bugün dinleyicilerinin karşısına çıktı. Halk ozanı Kul Hikmet’in kaleminden dökülen bu köklü deyiş, Anadolu Alevi-Bektaşi geleneğinin manevi iklimini ve derinliğini günümüze taşıyor.
Düzenlemesi bizzat Orhan Türkoğlu’na ait olan çalışma, geleneğin özüne sadık kalırken modern dokunuşlarla harmanlanmış bir yorum sunuyor. İlçemiz ve bölgemizde müzik dalında bir çok projeye imza atan Müzik Yorumcuları Birliği Üyesi (MÜYORBİR) Orhan Türkoğlu, bu özel çalışmanın hemen ardından klip çekimleride biten 2 farklı proje için ekranlara girmeye hazırlanıyor.
Amasya Medya

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

11 Ocak 2026 Pazar

KARA LASTİK, YÜN ÇORAP

    Haber : Ahmet ŞİMŞEK
     Kara lastik yün çorap, bir zamanların vaz geçilmezimizdendi. Kışın diz boyu kar yağdığında kara lastikler ayağa giyilir. Evin hanımları koyun yününden eğerdiği yün iplikleri bazen sırtımıza kaza, bazen de ayağımıza çorap örerdi.
      Kış gelirde tedbir alınmaz mı. Öncelikle ayağını sıcak tut başını serin derler. Bizim köylerde ayağımıza eskiden potin dediğimiz deri botları, çizmeleri herkes alamazdı, alıp ta giyemezdi. Çarık devri geride kaldı, tamamda, yeni teknolojik ayakkabılar, kışlık, kara lastikten, yazlık ise naylon ayakkabıdan ileri geçilemedi. Kışlık postallar, çizmeler bizim devire kadar gelemedi. orta okul, lise yıllarında kadar kara lastik giyerdik. Lise sona geldiğimizde rahmetli babam yeter artık bu çocuk koca adam oldu, arkadaşlarının içinde ladim kalmasın dedi. Bana kırmızısımsı kahverengi karışımı bir iskarpin aldı. O ayakkabı hala bu günkü gibi aklımda. Kara lastiğin ardından iskarpine geçiş hikayemiz böyle oldu. Çok bekledik ama yün çorabımız yün çorap giymek istememize rağmen olamadı, koyunculuk yapanlarda yün bol olduğundan her evde yün bulunmazdı. Yün konforlu, kalın ve son derece yalıtkandır, bu nedenle soğuk hava sıcak tutan çorapların kumaşından geçemez. Aslında yün vücut sıcaklığına bile uyum sağlar, böylece yün çorap giyildiğinde ayaklar da vücudun geri kalanı kadar sıcak olur. Yün çoraplar kış aylarının yanı sıra tüm yıl yürüyüş için idealdir. Koyun yünü dinlendiricidir ve rahat uyku sağlar. - Koyun yünü ısıyı dengeleyicidir. Koyun yünü kolay ıslanmaz, ortamdaki fazla nemi emerek rutubet oranını ayarlar. Ayakları sıcak tutar. Amasya, Tokat yöresinde koyunculuk yapılır, koyun yününü ip haline getirerek iç fanila, süeter, kazak, özellikle yün çorap örüp ayaklarımıza giyerdik. Yün kıyafet giymek lüks bir hayattı. Köylerimizde yaşadığımız doğal yaşam aslında sağlıklı olmanın en güzel haliymiş sonradan öğrendik.
     Yünlü çoraplar, yünlü kazaklar, yün döşekler sayesinde sağlıklı yaşamanız dileğiyle.  
Kültürel Haber - Yazı 2026 amasyamedya@
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

1 Ocak 2026 Perşembe

2026 HOŞ GELDİN. ACABA BİZDE SİZE HOŞ GELECEKMİYİZ.


    Haber : Ahmet ŞİMŞEK
    2026 yılı Soğuk havaların eşliğinde Gençliğin ve temizliğin simgesi Beyaz gelinlik gibi kar görüntüleri eşliğinde, geleceğe dair umutlar, hevesler, güzel dilekler eşliğinde geldi. Biribirimize güzel dileklerde, yeni yıla hoş geldin diyerek karşıladık. Hoş geldin yeni yıl, tüm insanlara, tüm insanlığa güzellikler getirmeniz dileğiyle etrafımızda ki yakınlarımıza sevdiklerimize mutlu yıllar diledik. Küçük büyük hediyeler aldık, birbirimizi davet ettik.
   Yeni yılı kimimiz TV karşısında, kimimiz, pıtlak mısır ve çay eşliğinde, kimimizde kısıtlı imkanlarımıza rağmen kuru yemiş, kış meyveleri, portakal, mandalina, töngel, kış armudu eşliğinde, kimilerimizde içki masalarında karşıladı yeni yılı. Aslında bize güzellikler getirecek olan yeni yıl değildi. Bize güzellikler, bolluk ve bereket verecek olan önce yüce rabbimiz Allahımızdı. En önemlisi de birbirimize yapacağımız iyilikler, güzellikler, huzur ve mutluluklardı. Hatta biribirimizi gezen para ve çıkar kapısı görmek yerine çok sevdiğimiz, mallarımızdan, mülklerimizden, paramızdan bir miktar karşılıksız Allah rızası için ikram etmekti. Biz bekledik, yeni yıl bize mutluluk, huzur, çok para verecek sihirli bir el gelecek tüm güzellikleri bizlere karşılıksız verecekti. Her şey güzel olacak, büyük ikramiye bize çıkacak, çalışmadan havadan paralar, mallar, mülkler, makamlar, bize lütuf edilecekti. Sabah uyyandığımızda baktıkki gün sıradan bir gün, her şey aynı, hatta uykulu uykulu uyandığımızda karşıdaki duvarlar bile aynı. Etrafımızda ailemiz, sevdiklerimiz, hatta sevmediklerimizde karşımızda. Dünyayı güzelleştirecek kendi kendimiziz. Bizler birbirimize hoş geleceğiz. Biribirimize iyi geleceğiz. Dünyayı cennet edende, cehenneme çevirende insanlar. Etrafımızdaki yeni yıldan umut bekleyenler.
    Bir an için bizler etrafımıza hoş gelebildik mi? Yılbaşı veya yeni yıldan beklentilerimiizi birbirimize çevirebilirmiyiz. Mutluluğu birbirimize verebilecekmiyiz? Sihirli bir el bekleme yerine bir etrafa pozitif enerji verebilecekmiyiz? Bir ekmeği birbirimizle paylaşabilecekmiyiz?
     Kültürel Haber 2025 Amasya.medy@
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

30 Aralık 2025 Salı

GEÇGERE İLE TOPRAK TAŞIDINIZMI?



     Haber : Ahmet ŞİMŞEK
        Bir dönemin ev aletlerinden di geçgere. her evde bulunurdu. Kimi toprak taşır, taş taşır. Kimisi ise kemre, doğal hayvan gübresi, kimisi ise çuval taşır yem taşırdı.
        Bu kullanılan alet aslında el aletidir. Ama en önemlisi eskiden teknolojinin olmadığı dönemde dizi yamalı pantolon un kullanıldığı dönemde insanlarımızın kültür ve el aletleri malzemeleriydi. Öyle şimdiki gibi tekerlekli el arabaları yoktu, şarjlı mapkalar, elektrikli tesetereler, şarjlı tornavidalar yoktu. Elektrik icat oldu, onunla beraber elektirikli testereler, şarjlı matkaplar, Küçük traktörler, benzinli hızar motorları, traktörler, moturlar, icat edildi. Şimdi günlerde patpat diye tabir edilen hem çapa yapan hemde arkasına küçük remok bağlanıp geçgerenin yaptığı işleri hemde insan gücü olmadan yapan tarım el aletleri yoktu. Geçgere vardı. İki yuvarlak odun üstüne tahtaları çakarak kenarlarına koruma tahtası çakılan geçgere adı konulmuş taşına el aleti vardı. Ebelerimizin dedelerimizin kullandığı bu el aletlerini ve kültürü bir şekilde yaşatmak gerekiyor. 
      Eskilerde kullanıldığı gibi günümüzde de köylerde hala bu el aletleri kullanılıyor.
      Kültürel Haber 2025 Amasya.medy@

29 Aralık 2025 Pazartesi

ELEKLER KALBURLAR HALAA KULLANILIYOR


     Haber : Ahmet ŞİMŞEK
    Özellikle İlçemizde ve köylerimizde Çiftçilikle uğraşanlar, un eleyenler, ekmek pişirenler, salça yapanlar, mısırla, buğdayla uğraşanlar, dene yuyanlar iyi bilir. Elek ve halbur gözer, sele bir zamanlar kullandığımız vazgeçilmezlerimiz di. 
     Çarşıda pazarda sergi açanlar, bazen seyyar sırtına elekleri alıp ticaret yapanları oldu dönemler Anadolu' nun çok ilçelerinde görülüyor. Amasya Tokat yöresinde bu işi meslek edinmiş el becerileri olan zanaatkarlar vardı. Elek ve kalbur üretimi yapan vatandaşlarımız , ”Eskiden buğday, un ve tarhana elemekte sıklıkla kullanılan kalbur ve eleği günümüzde imal eden usta pek kalmadı. Hala bu işten para kazanarak yaşamımı sürdürenler var. Eskisi kadar satış olmasa da bu işten ekmek yiyenler var. Bu mesleği yaşatmaya çalışanlar oldukça azaldı. Elek, kasnak işi beceri isteyen bir el sanatı. Bu meslek eskilerde çok revaçta idi. Gezer seyyar satıcıların beyleri köylere gelir çadır kurarlardı. Erkekler elek yapar, halbur yapar, el becerilerini, hünerlerini döktürürlerdi. Hanımları bu elekleri alır köyde dolaşır, köylülere satış yaparlardı. O el aletleri çok kıymetliydi. İnsanlar bu el aletlerine ulaşmak ve almak için yüksek paralar öderdi. Şimdi Pazarlarda nalbur malzemeleri satanların bazıları elek, kalbur bulundurur, ihtiyacı olanlar satın alırlar. Şimdi bu el aletleri internet ortamında satışa sunuluyor. internet ortamında elek kasnak diye aratıldığında karşımıza bir sürü satış sitesi çıkıyor. Eski ebeden , anadan kalma elekler duvar asılı duruyordu, eskidiğinde, yırtıldığında yenisi almak yerine temiz bir bez ile dikilir, tamir edilirdi. 
    Bu kültür ve el aletleri malzemelerini bir şekilde yaşatmak gerekiyor. Eskilerde kullanıldığı gibi günümüzde de köylerde hala bu el aletleri kullanılıyor. 
   Kültürel Haber 2025   Amasya.medy@







CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

23 Aralık 2025 Salı

NİHAT ÖZDİLEK VEFAT ETTİ


Aslen ilçemize bağlı Gürsu (Tekelize) köyünden olup, Doğu mahallesi Afetevlerinde ikamet eden Nihat Özdilek (77), 21 Aralık 2025 Pazar günü hayatını kaybetti.

Mustafa Özdilek, Necmi Özdilek ve Serdar Özdilek’in babaları merhumun Taşova Doğu mahallesindeki evinin önünde 23 Aralık  Salı günü saat 10.00’da helallik alındıktan sonra    Gürsu camiinde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından köy mezarlığına defnedilecek.

Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz.
Allah rahmet eylesin cennet mekanı olsun Nihat abimin,,evlarına, yakınlarına, sevenlerine, ememin çocuklarına başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin cennet mekanı olsun Nihat abimin,,evlarına, yakınlarına, sevenlerine, ememin çocuklarına başsağlığı diliyorum.

19 Aralık 2025 Cuma

KIŞIN GECELER UZUN OLUR

      
        Haber : Ahmet Şimşek/Amasya Medya
     Kış günlerinde tarlada bahçede yapacak bir iş kalmamıştır. Sadece hayvanlar samanlanır, yevgülenir, köy çeşmesine sulamaya götülürdü. Hayvanlar sulamadan gelmeden ahırdakı hayvanların altları kürekle temizlenir petnüdeki hayvanların yemediği kalın samanlar yerlere serpilirdi. Evin sobasında yakılacak odunları balta ile sobaya girecek şekilde yarılır, kısa kısa kesilirdi. Abiler babalar odun keserler, çocuklar kesilen odunları eve sobanın başına çekerlerdi. Okul çağındaki çocuklar ellerine birer odun alarak okulda ısınmak için okula giderler, eğitimlerini görürlerdi. Gündür köyde kahve varsa erkeler kahveye gider, oralet, çay içerler sohbet ederler, bazende çayına pişti oynarlardı. Kadınlarımız evde ev temizliği, aşlık bulgur ayıklama, örgü örme,  kıyafet dikme, yemek yapma gibi işlerini yaparlar, Genç kızlar kanaviçe, ve hasa alarak rengarenk iplerle çeşitli motiflerle işleme işlerlerdi. Gün kısadır, akşam çabuk olur, Akşam üstü, akşam işleri başlardı. Evin kızları gelinleri bakırlarla köy çeşmesinden içme ve kullanma suyu getirirlerdi. Yine hayvanlar mısır, yulaf, saman, yem, kuru otlardan oluşam yevgüler koyunlara, keçilere, büyükbaş hayvanlara yevgüleri verilirdi. Tabi odunları balta ile sobalık sobalık kesip eve yine evin çocukları ve janımları eve getirirlerdi. Gün akşam olur, ahır ve yapılacak işler yapılır, ev ahalisi evlere çekilirlerdi. 

16 Aralık 2025 Salı

HAKKI BULUT ANKARA KONSERİ

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA