Haber: Ahmet Şimşek
Elekçi deyince yanlış anlaşılmasın, zaanatçıydı o abiler, ablalar, kolay meslek değildi. Her türlü zorluğa katmak lazımdı elek yapmak için. El becerisi olacak, malzeme olacak, zamanın çok olacak, EleĞi kalburu yaptın, müşteri bulacaksın. 1960 lı 70 li yıllarda para az, gelir az, nerde millette para, müşteriyi ikna edeceksin. Evin hanımının ihtiyacı olsa da iktisat yapar, elek eskirse yama yapar, yamardı. O halde kullanırdı.
Kültürel Haberler - 2026 Bu mesleğin en zor yanı da müşteri ayağına gelmez sen köy köy gezer müşteri arardın. Köyleri gezerek, ailece köye yerleşirlerdi. Çadır kurulur, çoluk çocuk yerleşir, evin beyleri elek yapmaya başlarlardı. Yapılan bu eserleri, evin hanımları sırtına asar, ev ev , kapı kapı dolaşır bu tarihi eskiye dayanan el gerecini satarlardı. Hatta bazen parası olmayana veresiye bile verirlerdi. Bu elekleri, gözerlerdi. Bazen bu alışverişte elek karşılığında horoz, tavuk, veya satıcının işine yarayacak, malzemelerle takas ederlerdi. Günümüzde hala bu mesleği sürdürenler var. Bu mesleğin geliri az olsa da meslek edindiğinden vaz geçilmiyor.
Bizim köylere gelirlerdi önceden. Çadır açıp üç beş ay kalırlardı baya bir kalabalıklardı. Çoluk çocuk, akraba halinde gelir çadır kurarlardı. Çok zor bir meslek, lakin çok alıcısı yok sonra kışa doğru giderlerdi Çocukluğumda o işi yapanların hali böyleydi. Akşam olunca zaanatkarlar elek işini bırakır zaman eğlence zamanıdır. Cümbüsü, darbukayı eline alır, klarnerçi abiler darbukayı cümbüşü çalar türküler söylerdi. meşk edilirdi. Köylülerde onlara eşlik ederdi. Müziğin ritmine kapılan efkarlı gençler türküler söylerdi.
Bu mesleği, bu kültürü hala yaşatan insanlarımız var. Bu meslek zamana karşı direniyor. Bu insanlara destek olmak için alışveriş yapmak gerekiyor. Gerçi bizim nesil bayanlarımız un ve hamur işini severek yapıp ailesine börekler, çörekler, yufkalar, cimçaşı ve mantılar yapıp etrafına ikram ederler.
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ
ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA
.jpg)
