GENEL MESAJ

18 Şubat 2025 Salı

YAYLA KARTALI LEVENT ATALAY



     Haber: Ahmet Şimşek
     Kafkas Kartalı Kürşat misali, Bizim yaylaların da kartalı Levent Atalay' dı.
Kış mevsimi gelince, yaylada, karların korkutamadığı, mesleği gereği kar kış soğuk demeden hayatını sürdüren, 4 tane evladını eğitimleri gereği okutan, eşi ile birlikte yaşam mücadelesi veren Levent Atalay ilk aklımıza gelir.
    Orman idaresi ile işbirliği yapan, orman işçiliğinde ömrünü harcayan, eşi ve çocuklarının destekleriyle koyunculuk yapan, iş arkadaşları ile beraber gücüne güç katan mücadeleci bir yiğitti Levent Atalay. Yorulmak bilmeyen, yaylalarda kar kış demeden çevresine ve akrabalarına, arkadaşlarına yardıma koşan, fedakar bir ömür sürdü Atalay. Belki onun gibi olmak isteyen, heves edenler vardı. Ama Levent Atalay olmak zordu. Kışın karla kaplamış yaylalarda ömür sürmek, etrafına fedakarlık etmek, gönül adamı olmak, yazın hem köydeki işlere, kışın beline kadar karların içerisinde, evine, bağlı Fedakar eş olmak gerekir Levent Atalay olmak için. O Köy ağasigilin; Abdullah Paşanın torunu, Kadir Atalay' ın en küçük oğludur Levent Atalay. Bu dünyadan Rahmetli Ahmet Usta' nın kayınbiraderi, Atalayların köydeki kalesiydi Levent Atalay. Kadir ve Furkan Atalay ile Şeyma ve Zehra’nın babaları, Levent Atalay (54) 27 Ocak 2024 Cumartesi günü hayatını kaybetti. Geride kalan yakınlarını çok üzdü Levent Atalay. Seni Hayırla yaad edeceğiz ve hiç unutmayacağız güzel adam. 
Kültürel Haber - Yazı 2025.* amasyamedya@

BİZİM GELİN OCAK BAŞINDA

   Yazı bir başka, kışı bir başka bizim memleketin. kendisine göre ayrıcalıklıdır bizim oralar. Özellikle kış gelince kar yağar, insanlarımız evlerine doluşur. Evde boş durmazlar, yöremizin insanları. Kimi yün eğirir, kimi kazak örer, genç kızlar işleme ve oyaları çeyiz sandıklarına teker teker doldururlar. Zannedersin sergiler, sanat eseri müzesini andırır. 
   Tabi arada kendilerine zaman ayırırlar.  Erkeler bir araya gelir kışı ava giderler, bayanlarımız ise odun ateşinde bulgur kaynatır, yöresel tatları, çeşitli yiyeceklerle günün meselelerini konuşur, etraflarına pozitif enerji verirler. Kışın gara kablı bakır kazanda bulgur kaynatıp, adına hedik dediğini biliyormuydunuz? Kış eğlenceleri ve organize edilen dayanışma bizim insanımızın temel yapı taşlarından en önemlisidir.  Bu kültürü ve insanlığımızı yaşamak ve yaşamak belki çok eskilerde kaldı. Şimdi çıktı bir sosyal medya, yapay zeka, insanlar bir birinden uzaklaştı. Bırak birbirine yardımlaşmayı, onun can damarını nasıl keserim, cebindeki parayı nasıl kaparım, açık yanını nasıl bulurum diye fitne fesat tohumlarının kol gezdiği, ahiret hesabını düşünmeyip her şeyi bu dünyadan ibaret sanan  bir toplum olmayı nasıl başardık.      Biz yine de pozitif düşünüp olumsuzluk hamurunda yoğrulmayalım. Güzel dünyayı zehir edenleri ahirete ve  Allaha havale edelim. Bir alimin dediği gibi, zalimler için yaşasın cehennem diyelim.
Kültürel Haber - Yazı 2025 amasyamedya@
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

15 Şubat 2025 Cumartesi

NÜFUS KÜTÜĞÜNDEKİ TOPLAM NÜFUSUMUZ (Köy Köy)


    4 Ağustos 1944 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Erbaa ilçesinden ayrılarak Taşova adı altında kurulan ilçemiz 2597 km2 alanı kaplıyordu. O dönemde 71 olan köy sayımız 632e düştü. İlçemiz Yeşimenbükü adı altında bir köyken 60 hanede 350 nüfus yaşıyordu. 15 Haziran 1946 Pazartesi günkü kayıtlara göre 195 hanede 65 dükkan 3 lokanta 1 fırın 2 kahve 4 tütün deposuna sahipti. 452 seçmenin oy kullandığı ilçe merkezinde yaklaşık 1100 kişi yaşıyordu.
    2024 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine göre Taşova merkez 11 bin 173 genelde 30 bin 348 kişi yaşıyor.Yersel nüfus sayımına göre Taşova’nın kuruluşundan bu yana Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre; Taşova Nüfus kütüğüne kayıtlı ölü ve halen yaşayan insanlarımızın sayıları kütükteki nüfuslar bölümünde yer almaktadır:

13 Şubat 2025 Perşembe

KIŞ GELDİ HÖLLÜK ZAMANI

     
   Kültürel Haber: Ahmet Şimşek
   Hep yazılara başlardık ya eskiden, eskiden diye söze başlardık. Bu yazımızda eskiden diye başladık. Bu kış günlerinde, soğuk havalarda sıcacık höllükleri sobada, ocaklıklarda teneke kapların üzerinde ısıtıp,  ablak yüzlü yüzü kırmızı yanaklı bebekleri , tahta beşiklere belerdik. Anaların o yumuşak, sesinde sakinleştirici ninnileriyle uyuyan çocuklar şimdi ne kadarda sağlıklı olurdu.
      Modern yaşamın fabrikasyon, kimyasal bezleri hayatımıza sokması ve şehirleşmeyle birlikte unutulan ve terkedilen bir bebek malzemesidir höllük. Şimdi çocukları toprağa bastırın, elektriklerini alsın, sağlıklı olsun, diye gayret gösteren ana babalar, büyükler, hiç düşünmüyorlar, hazır bez dedikleri içi pamuk dolu, naylonla kaplı, kolaylarına gelen bezleri çocuklarına kullanıyorlar. Bir süre sonra çocuk stresli oluyor, ağlıyor, susturamıyoruz, uyutamıyoruz diye yakınıyorlar. Çocukluğumuzda kardeşlerimizi höllükle büyüten analarımız, biz oğulları ve gelinlerinin kullandığı Amerikan bezi üçgen naylonla altını bezlemelerine çocukları bezleyen gelinlerine hiçte hoşnut olmayan gözlerle bakarlardı. Pudra dökerlerdi çocuğun altı pişmesin yara olmasın diye. Bizde şimdi kendi gelinlerimizin kullandığı hazır bez dedikleri içi pamuk dolu, çeşit çeşit markalarla, altının yara olmasına dayanamayan torunlarımızın sağlığını düşünür olduk. Hazır pamuklu yapıştırmalı bezler, pudra yerine çeşit çeşit kremler yerini aldı. Tabi hastalıklar ve çocukların huzursuzlukları da cabası. Olsun biz yazıyı uzatmadan höllüğümüze dönelim. Hala bu sağlıklı yöntemi kullananlar varmı dır? Araştırmalarımızda hala köylerde, yüksek kesim yerlerde bu sistemde çocuk büyüten, ana babalar var. Tabiki çocukların ebe ve dedelerinin evlatlarına sözünü dinletebildiği kadarıyla bu sağlıklı yöntem kullanılıyor. Yaylada yörük çadırlarında, Yöremizin yüksek köylerinde azda olsa bu yöntem gelenek ve göreneklerimiz yaşatılıyor.
   Sağlıklı gelecek nesiller ve kültürümüzün yaşatılması dileğiyle sevgiyle kalın, hoşça kalın.
Kültürel Haber - Yazı 2025 amasyamedya@

10 Şubat 2025 Pazartesi

3 Şubat 2025 Pazartesi

GEÇMİŞTEN GELECEĞE YOLCULUK

    İnsan memleketinden uzun süre ayrı kalınca dağını taşını özlüyor ve daha önce adımladığı her yere tekrar ayak basmak istiyor. Bu özlemi gidermek ve eski güzel günleri anmak için Taşova’nın her yanını fırsat buldukça geziyorum. Son birkaç gündür baharmışçasına içimizi ısıtan güzel havadan da yararlanarak çok değerli arkadaşım Levent Yüksel’le motosiklete atladık, bir gezgin gibi yola çıktık. Hem biraz hava alır hem de ceviz bahçemizin son durumunu kontrol ederiz, diye düşündük.

28 Ocak 2025 Salı

SES AWARDS' ta HÜSNE OZAN' a YILIN ONUR ÖDÜLÜ VERİLDİ.

 
   Sahnelerin güçlü sesi Hüsne Ozan Hem mektepli aynı zamanda alaylı, alt yapısı kuvvetli yıllardır sahnelerde sanatını icra etmektedir.  
    Ses dergisi tarafından düzenlenen törenle SES AWARDS ödülleri sahipleri sahipleri ödüllerini buldu.  Ses dergisinin düzenlemiş törende her dalda başarılı olan sanatçı ve başarı gösterenlere ödülleri verilirken Sahnelerin yıldızı, çıktığı konser ve programlarda adından söz ettiren Hüsne OZAN sahnede şarkılarını ve sanatını icra etti. Törene katılanlara adeta müzik şöleni verdi. Törene katılanlar sanatçının söylediği şarkıları dinleyerek mest oldular, alkışlarıyla salonu adeta yıktılar. 
    Sanatını icra ederken sergilediği kişiliği ve hanımefendiliği her zaman ön planda olması nedeniyle sevenlerinin takdirini toplaması sanat camiasının gözünden kaçmadığı aldığı ödülleriyle bir kez daha tasdik edilmiş oldu.  Bizde değerli sanatçı Hüsne Ozan hanımefendiye yürüdüğü bu yolda başarılar dileriz. 
 amasyamedya@

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

25 Ocak 2025 Cumartesi

ŞEKER PANCARINI NASIL SEVERSİNİZ.

       
        Kültürel Haber: Ahmet Şimşek
       Şeker Pancarından sadece şeker mi yapılır?  Söküp, yeşilliklerini kesip araçlara yüklenip fabrikaya şeker olmaya giden pancar köylünün elinde, bazen fırına atılır, tadından yenmez lezzetlere dönüşür, bazen de  koca tencerelere, kazanlara doldurulup, pişmiş pancar olarak yenirdi. 
         Şeker pancarı her ne kadar fabrikalarda şeker pancarı olarak yer alsa da; en önemli kullanılan yeri de, kaynamış pancarlar sıktaç ta sıkılıp pancar pekmezi olarak soflara gelir. Taze ekmeği pekmeze batırıp pancar pekmezi yemek lezzeti, dünyanın hiç bir yerinde yoktur.  Pancar zamanı ekmek fırınlarını yakıp ekmeklerini pişiren köylüler, sonrasında fırın soğuyana dek kocabaşları közün içine yatırıp pişmesini beklerler, pişme süresi akşamdan sabaha dek sürer. Kocabaşlar soğuduktan sonra soyulup akşam çaylarının yanına müthiş enerji veren lezzetli bir besin haline dönüşür. Pancar pekmezi, doğal bir enerji kaynağıdır ve içerdiği demir ile vücuttaki kan dolaşımını destekler. Ayrıca, antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkıda bulunur. Metabolizmanın düzenlenmesine yardımcı olmasıyla birlikte, pancar pekmezi, sindirim sisteminin sağlıklı işleyişine de destek sağlar. Eskiler bilirdi kışın sebzenin meyvenin olmadığı zamanda yaz sebze ve meyvelerini kışa nasıl taşınır, vitamininden nasıl faydalanır bilirlerdi. Gerçi şeker pancarının lezzeti yazında, kışında tartışılmaz güzellikledir. Pekmezinin tadına doyum olmaz. Bizim yöremizde şeker pancarı çok tatlı olur. Bir zamanlar Samsun Çarşamba' da görev icabı kalmıştım. Şeker pancarı yetiştirirlerdi. Sulu tarım nedeniyle şeker pancarları kocaman olurdu ama tadı pek yoktu. Ama Taşova' mızın köylerinde yetişen pancar çok tatlı ve şekerli idi. Hatta şeker fabrikası; bizim yörenin pancarlarını daha pahalı alırdı.  
      Pancarın hikayesi pek uzun ama, bizim okuyucularımızın zamanı daha da kıymetli, kalın sağlıcakla.
     
 TAŞOVA- AMASYA

21 Ocak 2025 Salı

POLİS MEMURU MUSTAFA TERCAN VEFAT ETTİ

   


  Aslen ilçemiz Yeşilyurt (Sepetlioba) köyünden eski esnaflarımızdan merhum Necati - Emine Tercan’ın oğlu, Pınar Önal Tercan’ın eşi, Kani Tuğra, Mustafa Efe ve Zeynep Asya Tercan’ın babaları Polis Memuru Mustafa Tercan (42), 21 Ocak 2025 Salı günü hayatını kaybetti.

Merhumun cenazesi 22 Ocak Çarşamba günü kılınacak cenaze namazının ardından Doğu mahallesi mezarlığında toprağa verilecek.

Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

Allah rahmet eylesin, mekanı Cennet olsun yeğnim, Başın sagolsun Emine Ablam, yeğenlerim. Sevenlerinin, ailesinin acılarını paylaşıyor başsağlığı ve sabırlar diliyorum. Ahmet ŞİMŞEK


CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

4 Ocak 2025 Cumartesi

KEL İRBAMIN MEMET, DAYI' NIN ARDINDAN.

     
KEL İRBAMIN MEMET, DAYI' NIN ARDINDAN.
Hazırlayan: Ahmet ŞİMŞEK
Arpaderesi köyünün çınarı Mehmet Pulur dayı 1930 doğumluydu, Çocukluğumuzda sakin sessiz, mütevazi bii bir hayat sürdü. Köy diliyle Kelirbamın Memet derlerdi ona. O dönem büyüklerimiz; asla başkasını üzmeyen, kırmayan, ahde vefayı iyi bilen birbirinin halini hatırını sayan ve büyüğü büyük bilen, küçüğü sevip kollaklayan bir nesildi.
Ben Mehmet dayının hiç bir komşuyla değil kavga etmek, yüksek sesle tartışdığını duymadım. Evlatlarını üstün bir terbiye ile büyüttü. Eşi Emine Haladanda bahsetmeden geçmek olmazdı. Kırık çıkık olunca ona koşardık, lafa takar bir bakmışsın, çıkığı yerine oturttururdu. Dedimya Esas Mütevazilik İbrahim dayıdan gelirdi. kısa boylu, bilge bir adamdı İbrahim dayı. Başı kelmiydi bilmem ama, lakabına öyle hitap edilmişti. O adla onu bu civarda tanıyan, sevmeyen yoktu. Nede güzelmiş eskiler. Nede Güzelmiş, o dönemin güzel insanları. Ve bu efendilik güzel insan olma, sanırım bu sülalenin damarlarında var. Mehmet Pulur dayının evlatlarıda herkesin işine koşar, yardımını esirgemez, Nevzat Hocaddan başlarsak, herkese akıl verir, iyiliği ve faydasına tavsiyelerde bulunur, İbrahim Pulur Memuriyetinden emekli olmuş ama, köy işlerinden emekli olammıştır. Çok sever insanlara iyilik yapmayı, özellikle ramazan mevsimlerinde köyde toplu iftar vermek isteyenlerin organizasyonlarında organizatörlük yaptı ve yapmaya devam ediyor. Eyüp Pulur ise nerde bir hayır işi var, köylüleri için gecesii gündüzü yoktur. Duyulmamış bir örnekle yazımızı sonlandıralım. Mehmet dayının küçük oğlu faravgada kendi tarlasını kendi tarktörü ile sürer. Hazırlar, köyülüyü traktöre toplar bindirir, soğan dikmeye götürür, ama herkes kendi diktiği bölümü, zamanı gelince topluca çapasını yapmaya, hasat zamanı sökmeye giderlerdi. Kendi imkanlarıyla kendi ve gurbetteki evlatlarına Arpadereliler kışlık soğanlarını tedarik ederlerdi. Mehmet Pulur dayının evlatlarına en güzel mirası bu yardımsever evlatlarını yetiştirmesi ve bunu evlatlarının hayata geçirmesiydi.
Mehmet Pulur Köyümüzün (95), 2 Ocak 2025 Perşembe günü hayatını kaybetti, hatır gönül bilen evlatları babalarının izinden yüdüler. mekli Trafik Amiri Ali İzzet Pulur, Emekli Öğretmen Nevzat Pulur, Emekli Polis Memuru İbrahim Pulur ve Arpaderesi köyü Muhtarı Eyüp Pulur ile Sevim (Pulur) Rüzgar’ın babalarına layık birer evlat oldular.. Nur gölünce yat güzel adam, mütevazi adam, babacan adam, biz seni asla unutmayacağız, dualarımızda eksik etmeyeceğiz.
amasyamedya@




CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

KOCA ÇINAR MEHMET PULUR VEFAAT ETTİ.

   
     lçemize bağlı Arpaderesi köyünün çınarı Mehmet Pulur (94), 2 Ocak 2025 Perşembe günü hayatını kaybetti.
    Emekli Trafik Amiri Ali İzzet Pulur, Emekli Öğretmen Nevzat Pulur, Emekli Polis Memuru İbrahim Pulur ve Arpaderesi köyü Muhtarı Eyüp Pulur ile Sevim (Pulur) Rüzgar’ın babaları merhumun cenazesi 3 Ocak Cuma günü Arpaderesi camiinde Cuma namazı sonrası kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz.
amasyamedya@


CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

27 Aralık 2024 Cuma

KAPININ ÖNÜNDE YOL GÖZLEYEN BÜYÜKLER

   Haber Ahmet Şimşek
    Ekmek kavgası için gurbete giden evlatlarının hasretini çeken büyüklerimizin özlemi de, sevgisi de duygu yüklü kucaklaması da bir başka duruştu. 
   Bayramlarda bir umuttur ananın, babanın evladına kavuşma ihtimali. Sabah erkenden kalkar iki lokma ekmek yemeye çalışır, Boğazına düğümlenir yedikleri yiyecekler. Acaba torunlarına evlatlarına kavuşacak mı bekler bazen yollardadır gözleri. Kapının önüne oturur, acaba gelirde duyamam mı diye, yolun ağzına iner, araba sesi bekler. Hayal kurar şimdi araba gelecek, torunları arabadan inecek ve koşarak boynuna sarılacak, ve bağrına basacak, öpüp koklayıp nesline kavuşmanın sevincini yaşayacaktı. Oğlu veya kızı ağır adımlarla arabanın bakacını açarak valizlerini, torbalarını, ihtiyaçlarını, hediyelerini  indirip torunlardan sonra boynuna sarılacaktır evlatları.  Ne zordu evlat hasreti. Yıllarca ayrı kaldığı evlatlarını, torunlarını kısa bir sürede hasret giderebilmek mümkün müydü. Daha gelmeden gitmelerinin hüznü çökerdi yanaklarına. 
    Yazı böyle devam ederken hemen aklıma Babamın geleceğimizi duyduğunda tokur Osman' ın damında oturup yol gözlediği gelir aklıma. Arabanın önünden hızlıca yürüyüp, avluya açılan tahta çıkrıncagı gıcırdatarak açar ve araba yavaş yavaş avluya girerken anamın evin kapısının önünde oturduğu gözüme çarpar. Bekler taa uzaklara bakarken beklediğinin gelişi;  onlara bizim anlayamadığımız duyguları yaşattığımızı seneler sonra anladım. Hele torunlarının  adlarını söyleyerek, arada karıştırıp, Bütün torunlarının adlarını sayarlardı. En sonunda Eda Hüseyin diye doğruyu söylerlerdi. Kafa kalmadı ki derlerdi. Kalmaz tabi, sevginin ve şevkatin en zirvesinde yaşamak ve yaşatmak, hissettirmek kolay değilmiş, bizler onların yaşına gelince yeni anladık.  
     Kapının önünde, kerpiç duvarın dibinde, derme çatma taşlarla örülmüş üzeri tikenlerle gıyı yapılmış bahçe kenarlarında  bir umutla beklemek aslında çok güzelmiş. Çünkü sonuçta kavuşmak varmış, ayrılacağını bile bile kavuşmak, sevdiklerine kavuşmak önemliymiş. 
Kültürel Haber - Yazı 2024 amasyamedya@
      

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

23 Aralık 2024 Pazartesi

İSLAM ÖNCESİ TÜRKLERDE KADININ YERİ



   Eski Türk toplumlarında aile en önemli sosyal birlik olduğundan, ailenin temelini teşkil eden kadın, Türk destanlarında ve Türk felsefesinde öyle yüce bir mertebeye kurulmuştur ki kadını öylesine yüce bir varlık haline getiren töreye ve kültüre hayran olmamanın imkanı yoktur. Kadın, erkeğin biricik yoldaşı ve çocuklarının anası olmak gibi önemli bir vazifeyle görevlendirilmiştir. Daha da önemlisi Türk Milletinin tek bereket kaynağıdır. Kendisine verilen bir takım haklardan dolayı hanların, hakanların, cengaverlerin önünde saygıyla eğildikleri bir şeref abidesidir.

Türk destanlarında kadın ilahi bir varlık konumuna gelmiştir. Öyle ki erişilip dokunulması, koklanması, kısaca beş duyuyla algılanmasının imkanı yoktur. Yaratılış Destanında, Allah’a insanları ve dünyayı yaratması için fikir ve ilham veren “Ak Ana” adında bir kadındır. Oğuz Kağan’ın ilk karısı, karanlığı yararak, gökten inen mavi bir ışıktan, ikinci karısı ise kutsal bir ağaçtan doğmuş insanüstü varlıklardır. Yakutlarda “Ak Oğlan” ağacın içinden çıkan nurlu bir kadın tarafından emzirilmiştir. İlk Türk yazıtlarından olan Bilge Kağan kitabesinde Kağan: “Sizler anam hatun, büyük annelerim, hala ve teyzelerim, prenseslerim…” hitabıyla söze başlar.