GENEL MESAJ

12 Ağustos 2023 Cumartesi

GÖNÜL TELİNDEN SÜZÜLENLER

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

7 Ağustos 2023 Pazartesi

UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ BİR NESİLİN KULLANDIĞI

       Anadolu' da olduğu gibi Yöremizde Taşova' da köylerde yıllar önce bebek bezi yerine kullanılan, tamamen doğal, insan sağlığına faydalı tahta beşiklerde yatan çocukların atına konulan, arazilerin belli başlı yerlerinden alınan yumuşak topraktır höllük. 
       Anadolu kadınlarının bulmuş olduğu sağlıklı bir çözümdür aslında. Bizim köyde donuzluk deresi denen bir bölgede çocukluğumda anam bir kazma bir kürek alır killi toprak kazılır, halburlarla elenir, çuvala doldururlardı. Eve getirilen höllük eve getirilir güneşte iyice serilerek kurutulurdu. Özenle nem olmayan bir yerde saklanırdı. Köyümüzde çocuğu olan her evde kullanılırdı höllük. Hatta kışın tükenirse birbirinden istenirdi, çünkü büyük ihtiyaçtı.
       Bir nesil önce kabut bezi sabunla kaynatılarak beyazlar, naylon muşambaların içine konulurdu. Sobanın bile icat edilmediği dönemlerde göçebe hayatı süren Anadolu kadınları, yaylalarda, kıl çadırlarda çocuklarını büyütürken kendince çözümler aramış höllüğü bulmuşlar. Daha önceden hazırlanan höllük, teneke kablarda ısıtırlır, beşiğe serilmiş bir beze konur, iyice ılık hale gelince çocuğun altına sıcak sıcak konulurdu. Islandığında çocuğa zararı dokunmayan ıslaklık çocuk uykusundan uyanınca alınır, bir sonraki çocuk yatırılıncaya kadar yenisi hazırlanılırdı.  Çocuklar sağlıklı olur, hem ıslak kalmaz, pişik ve mantar olmazdı. Her torağa bebek belenmez idi. Kil ağırlıklı yer yüzünün bir kazma altında bulunan topraklardan höllük kazılır, halburlarda elenir, özenle saklanırdı.  Anadolu'da bebeklerin belli bir yaşa kadar toprakla kundaklandıkları “höllük” geleneği, unutulmaya yüz tutsa da az sayıda aile tarafından sürdürülüyor  İşte höllügün hikayesini sizlerle paylaştık. Bizim kültürümüzde çok zenginliklerimiz vardır. Mühim olan bu zenginliklerimizin farkında olmak gerekir.
 
 CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

NEDİM KÜÇÜK YAMAÇ PARAŞÜTÜNDE İHTİSAS YAPTI.

        
       İlçemiz Arpaderesi köyünden Nedim KÜÇÜK' ün uçma hayali yıllar sonra yamaç paraşütü ile gerçekleşmişti.  Yamaç paraşütü sporuna çocukluğundan bu yana tutkun olan 65 yaşındaki Nedim Küçük, emekliye ayrılmasının ardından yerleştiği Bilecik'in Gölpazarı ilçesindeki Hasan Dağı'nda arkadaşlarıyla uçuş keyfi yaşıyor.  
         03.12.2017 tarihinde doğup büyüdüğü köyü Arpaderesinde  hayalini gerçekleştirmek için Nedim Küçük arkadaşı Erkan Öksüz ile Arpaderesi köyüne gelmişti.  Kayalar mevkisinden uçarak Arpaderesi köyümün Akpınar mevkisine inmişti.
          Hayalini gerçekleştirmek için 2 ay eğitim alıp yamaç paraşütü sporuna 2013 yılında başladığını ve ilk uçuşunu 2014'te Tekirdağ Uçmakdere'de yapıyordu. 
      Yamaç paraşütü sporu tek başına bir spor değil, ekip çalışması gereken bir spordur. Türkiye' nin bir çok kesimlerinde uçuş yapan, KÜÇÜK halen uçuş keyfi yaşamaya devam ediyor. Çeşitli riskleri olan uçmak sıradan bir spor olmayıp, rüzgarın yönü, uçma planlanması gerekiyor. Taşova' lı KÜÇÜK "Gökyüzünden aşağıyı seyretmek ayrı bir heyecan veriyor,  Kanatlı hayvanlarla beraber uçmak ayrı bir tat, bu uçuşa hevesi olanlar kesinlikle eğitim almaları gerekmektedir" dedi.

 ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA


4 Ağustos 2023 Cuma

YILLAR ÖNCE BU GÜN KURULAN TAŞOVA

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN DAŞUVA
Taşova gerek 1939 Erzincan depremi gerekse 1942 Niksar, Erbaa depremlerinde tabiri caizse yerle bir olan Erbaa'ya bağlı Yemişenbükü diye adlandırılan küçük bir yerleşim yeriydi.
Depremlerinin ardından bölgeye tayin edilen vali İzzettin Çağpar bir yandan depremlerinin yaralarını sarmaya çalışırken diğer yandan da Tokat Amasya arasında yeni bir yerleşim yeri kurmaya çaba sarf ediyordu.
Burda ki amaç il merkezine uzak kalan orman köylerine daha iyi hizmet götürmekti.
Bu çabaya Tekke ve Bidevi'de nahiye müdürlüğü yapan Hasan Aykan ve Yemişenbükü köyü muhtarı Koca Fatma'nında büyük katkıları oldu. Şehir planı mimar Ali Rasim bey tarafından çizilen ilçemiz bakanlar kurulunun 04.08.1944 tarihli kararıyla Taşova adıyla kuruldu.
Taşova'nın ilk belediye reisi ve ilk kaymakamı Hasan Aykan (Goca Müdür) bey olup en işlek caddesine kurucusu İzzettin Çağpar'ın ismi verilmiştir.
Taşova ismi Herizdağı bölgesinde bulunan taş ocağı ve Yeşilırmağın suladığı verimli ovayı temsilen vali İzzettin Çağpar tarafından konulmuştur.
Tokat iline bağlı olarak kurulan ilçemiz 1953 yılında Amasya'ya bağlanmıştır.
Taşova bugün yetmiş dokuz yaşında, altmış üç köye sahip şirin bir ilçemizdir.
Taşova tam olarak bir Türkiye mozaiğidir ve inanıyorum ki dünya durdukça öylede kalacaktır.

3 Ağustos 2023 Perşembe

SU DEPOSU İNŞAATI BAŞLANDI.

     

Taşova Arpaderesi köyü su deposu köylülerin ihtiyacını uzun yıllar karşıladı. Köye dönüşlerin çoğalması ve  köy su ana hatlarının tek sistem olması nedeniyle köyün kuzey üst kesimlerine su çıkmıyor. Köyün üst bölgesi, köyün yarısına su çıkmıyordu. 
  
      Arpaderesi köyü, mevcut su deposu 50 ton kapasitesi vardır.  Köy muhtarlığının önderliğinde Taşova Kaymakamlığına başvurulmuş Mevcut  köy içi su deposunun yetersiz kaldığı acilen bir çözüm bulunulması konusunda talep edilmiştir. Yetkilliler bir miktar para yardımı yapılması konusunda açıklama yapılmış, Arpaderesi köy muhtarlığı köyde ikamet eden hane başına döküm yapılarak 200 ton su deposu daha yapılması kararı alınmıştır. Köy muhtarlığı kendi imkanları ile su deposu yerin harfiyatını aldırmış, depo inşaatına başlanılmıştır.  Su deposunun tahmini bütçesi 190.000,00 TL dir.  Tüm hayırseverlerden ve Arpaderesi halkından su deposu yapımı için yardım talep edilmektedir. Arkasından kapanmayan sevap defteri olsun diye hayrına çeşme yapmak isteyenlere işte fırsat Koca bir köyün her daim içme suyunu karşılayacak su deposu yapımına destek olmaları bekleniyor. 

Haber: Ahmet ŞİMŞEK
05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023



CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

SU BORULARINA KUM DOLDU.

   

      Taşova' nın bir çok köyünde su sorunu var.  Arpaderesi köyünde de gün geçmiyor su sorunu olmasın. 
Köyler sorun yumağı, Irmak kenarındaki Tarlaları sel alıyor, İçme suyu yetersiz, 15 km uzaktan su deposuna gelen su boruları  eski, yıllar önce döşenmiş olduğundan her gün patlıyor, arızaları tespit etmek güç, diye bir çok haber yapıldı.  
      Arpaderesi köyü, köy içi su şebekesinde sorunlar var. Köyde köy sakinleri yeni yapılan binaya su bağlarken ana şebeke borusu kırılması nedeniyle,  boruya fazla miktarda kum gitmişti.  Arpaderesi köyü aşağı mahalledeki evlerin borusu kumla dolduğundan su akmıyor. Köy muhtarlıgı elindeki imkanları kullanmakta ancak maddiyat, ve alet tamir makineleri yetersizliğinden sorunların çözümü uzuyor.   Vatandaşların Kaymakamlığa başvuru yapmaları sonucunda köye Kaymakamlık vidanjör göndererek açma çalışmaları yapıldı. Ancak tekrar borulardaki kumlar boruları kapattı.  Köylüler kendi imkanları ile  tıkanıklığı açmak için havayla kumlar üflendi.  
      Köyün alt tarafındaki evlerin suyu aksın diye borulardaki kumları Kompresör ile havayla üflettirip kumlar aşağı mahallede, bir o tarafa bir bu tarafa yer değiştiriyor.  Köy su şebekesinin en alt bölümünde tahliye borusu yapıp, ana şebeke su boruları temizlenip su sorun çözülmesi gerekiyor. Ana şebeke borularında arıza olduğunda  köyüm tüm suyu köyün üst tarafındaki su deposundaki vanadan komple kesiliyor. Her mahalle başlarında arıza olan bölümün suyu kesilmesi için, belirli yerlerde vana konulması gerekmektedir. Köy içi her ihtimale karşı yangınların önlenebilmesi için yangın vanaları konulması gerekmektedir.
     Amasya İl Özel İdare ve İlçe yetklilerinden bir çözüm bulunması hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesi, bir an önce su sorunun çözülmesi gerekir.  

Haber: Ahmet ŞİMŞEK

05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023 

1 Ağustos 2023 Salı

PATOZLAR ŞİMDİ NERDE?



     Patozla Harman Sürme,

     1977 – 1978 li yıllarda Köylerimize patoz gelirdi. Küçük patozlar vardı. İşler küçük patozlarda çok uzuyor, iş yapana da yaptıranda pahalı geliyordu. Tüm köylülerin hepsi patoz alamıyorlardı. Bir veya iki kişi patoz alır, diğer çifçiler patozu olanlara saat ücretiyle harman sürdürürlerdi. Daha sonraki yıllarda büyük patozlar çıktı. Ağzı dev gibi patozlardı.  Bizim köye ve çevre köylere Büyük patozlar, Samsun Terme ilçesinden gelirdi. O yüzden biz büyük patozlara çok sap yiyor diye terme patozu diyorduk. 

        Büyük patozun görüntüsü, sanki koca bir dev ağzını açmış, insanı yiyecek gibi bakıyordu. Kemlikle ( uzun ekin saplarından veya ırmak kenarından biçilen kamıştan yapılmış bağlamaya yarayan ottan ip)  bir nevi   bağlanan ekin sapları çözülerek patozun ağzına verilirdi. Büyük patozların ağzına yetişmek zor olduğundan ağaç dirgen yardımıyla kemliği çezilmiş, calazlar patozun ağzına verilirdi. Saplar yaş olursa patoz sapları gever dövemez, iş uzardı. Bazen çalarları patoza atarken farkında olmadan taşlar karışır patoza giden taşlar tangır tungur ses çıkarır, patozun bazı parçaları arıza verirdi. Patoz durdurulur, arıza tespit edilir, kopan kırılan yer sökülüp kaynakçıya tamire gidilirdi. Zamanla çifçiler bu patoz çalıştırma ve tamir yapma yaptırma konusunda ustalaştılar. Bilalların Memedin Çukuryer mevkiindeki tarlasında patozla harman  dövüyorlardı. Terme Patozu dedğimiz büyük patoz ile harman sürerken, patozdan tangır tungur sesleri gelmeye başladı. Bizler yandaki tarlalarda ekin biçiyorduk. Ne olduğunu merak ettik. Patozun yanına gittiğimize ağaç dirgen patozun içine kaçmış, dirgeni paramparça etmişti. Dirgenin ağaç olması patoza zarar vermeden koşup traktörü durdurmuştu patoz sahibi. Bu patoz denilen alet nasılda canavara benziyor, ağzına ne gelse yiyor, ne yese doymuyor, bu alet çalımı acaba, motur (Traktör) olmasa da kendi kendine çalışırmı acaba, ya çalışırsa bizi yerse diye çocuk aklımla bir sürü hayeller kurmuştum. Yok gerçekten düvenlerle harman sürme işinden sonra bu patoz asrın icadıydı diye düşündüm.

    Patoz dövmek için en az 5-6 kişi gerekirdi. Bir kişi buğday yığınından dirgen ile patozun önüne sap atar, bir kişi patozun önüne düşen sağları Patozun ağzına atar, hatta iş hızlı olsun diye buğday saplarını açıp patozun ağzına veren kişiye yardım e der. İki kişi patozdan çıkan buğdayları çuvallar, kenara çeker. Bir kişide patozun arka bölümünde kaçan buğdayların elendiği eleği konrol eder, biriken buğdayları kalburla, elenmek üzere bir yerde biriktirir.  

      Patoz traktöre kayışla bağlı çalışan bir asrın icadı bir aletti. Traktörün arka büyük teker arka orta bölümünde dinamo gibi gaz verince dönen bir bölüme  yuvarlak kasnak takılır, patoz ile traktör üzerindeki kasnakları kayış ile çevirerek patozun çalıştırılması sağlanırdı. Kayışın takma şekli ise dönüş yönü ile ilgili, traktör ve patoz bir birine sırt verir şekilde duruyor. Bu nedenle traktör kendi önüne doğru kuyruk milini çeviriyor. Patozun ise kendi önüne doğru dönmesi gerekli, kayşı o şekilde burkunca alt üst olan kayış makinaler ters olsa dahi doğru yönde dönmeyi sağlıyor.  

     Patoz devri bittimi? Hayır tabiki bitmedi. Her ne kadar biçerdöverler çıksa da işler bir günde koca koca tarlalar sürülüp, buğdaylar remorklara doldurulup, ilçedeki zahirecilerin yolunu tutsa da patozlar hala reyaçta ve kullanılıyor. Biçerdöverden arta kalan buğday sapları balya yapılsa da, bir kısım çiftçilerimiz kalan samanı patozla dövüp inceltiyorlar. Hatta yeşilini biçip kuruttukları otları bu patozlar sayesinde inceltip saman haline getiriyorlar. Kırsal kesimde, dağlık alanlarda biçerdöverin giremediği tarlalarda biçilen buğdayları yine patozlar sayesinde dövüp köylü buğdayımı ambarına koyuyor.

  Tüm çiftçilerimizin ürünleri bereketli olsun, tahıl ambarları dolsun, sofralarında ekmekleri bulunsun.
Haber: Ahmet ŞİMŞEK

05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023 




CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

30 Temmuz 2023 Pazar

DÜVENLERLE HARMAN ZAMANI,

     




Eskiden Uzun uzun Ekin biçilir, yığınlar yapılır, kağnılarla, traktörlerle sap çekme  işi yapılırdı. 
 Harmana çekilen ekin bağları yine tarlada olduğu gibi yığın yapılırdı. Yığın rüzgardan uçmasın, dağılmasın diye tepesine ya ucu sivri sırık batırılır veya üzerine büyük büyük taşlar konurdu. sap çekme işleri kağnıyla 15 - 20 gün sürerdi. Traktörün çıkmasıyla bu sap çekme işi 2-ila 3 güne düştü. Yine harman sürme işi bir ay sürerken traktörlerin köylere gelmesiyle harman işi bir hafta 10 güne düştü.

   Hayvanlarla yapılar ziraat işleri tarla işleri traktörler  devreye girince,   daha kısa sürede bitirilmeye başlandı. Traktörlere takılan tarım aletleri gelişti. Bunların en başında düvenin yerini Patozlar aldı. Patozun yerini ise Biçer döver aldı. Buğdayı önce orakla biçerken tırpanla, sonra biçerbağlar aleti çıktı. Bir ileri aşama hem biçer bağlar, hem de taneleriini biribirinden ayıran,  döver aletini Patoz' u bir araya toplayan Biçerdöver aleti geliştirildi. Samanları tarlada paketleyen balya makinesi  yapıldı. 

    Harman köye yakın bir yere yapılırdı. Yüzey düzeltilir, suyla çamur haline gelene kadar samanlarla çamur yoğrulur köşelerine kalın urgan bağlanan ağaçla zaglanırdı. Harman arada çatlamasın diye sulanırdı. 8 - 10 gün harman işlemi sürerdi. Bizim yöremizde düvenleri çekmek için harman işinde öküzler kullanılırdı. Bazı yörelerde harman işinde hayvan gücü olarak atlar, eşekler de kullanılırdı. 

     Harman düven denilen keskin çakmak taşı dediğimiz sarı kırmızımsı taşları kalın bir ağaca çekılerek, adına Düven dediğimiz o asrın icadı buğdayı samandan eze eze ayırmaya yarayan bir alet vardı. Bağların kemlikleri dağıtılarak (çezilerek) harmana saçılmış buğday destelerini önüne boyundurukla bağlanmış Kömüş öküzü ve karasığır öküzlerini bağlayarak  düvenler akşama kadar döner, döner, yuvarlak harmanı tavaf ederdi.  

29 Temmuz 2023 Cumartesi

EL EMEGI TARHANALAR, SERİLDİ.

     
Haber: Ahmet ŞİMŞEK 
Fotoğraf: Mehmet ÖZDİLEK
   İlçemiz köylerinde yaz sıcaklarının artmasıyla kışlık hazırlıkları başladı. Hazırlıkların ilk başında tarhana gelir. Maharetli hanımların ellerinde büyük lezzete dönüşen tarhana üretimi yöremizde bolca yapılır.
 Taşova deyince ilk akla gelen kışın soğuklarında kaynar kaynar içilen tarhana akkla gelir. Tarhana deyince hele yarma aşlığı ve yoğurttan yoğrularak yapılan çanak şeklindeki tarhanaların tadını öncelikle Taşova' lılar bilir. Ülkemizin çoğu bölgesinde tarhana bilinir.. Ama Amasya , Taşova tarhanasının tadı bir başkadır. Bazı bölgelerde un tarhanası yapılır, Şalçalı un tarhanası bizim yörenin damak tadına pek benzemez. Taşova yöresnin tarhanası çanak şeklinde buğday ve yoğurt ile yoğrularak özlü şekilde sofralara, tahtalara, yaylalarda yayla otlarının üzerine serilir. iki üç gün kurutulur. Bez torbalalrda kışa kadar saklanır. Tarhana çorbasının vazgeçilmezi sarımsaktır. 
05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023 



Tarhanası, CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

4 Temmuz 2023 Salı

Eğitim ŞİMSEK YAZDI, KESKİN SESLENDİRDİ. DUYGU DOLU ŞİİRLER. ARAR GÖZLERİM


AHMET ŞİMSEK YAZDI, MÜZEYYEN KESKİN SESLENDİRDİ.
DUYGU DOLU ŞİİRLER. ARAR GÖZLERİM.
İlçemiz insani duygu doludur. Taşova’mızın duygu dolu şairlerinden Ahmet Simşek yöresel ağızla ”Arar Gözlerim” adli şiirini, yine yöremiz AMASYASAT Başkanı Şair-yazar Müzeyyen Keskin hanim okudu.

Resimlerle video montaj çalışmalarını Canan Keskin hazırladığı. Gönül teline dokunan şiirleriyle, Taşova’mızın yöresel kültürüne katkıda bulunan Şimşek sosyal medyada kültürümüzü  tanıtmaya devam ederken, şairlik yönünü de sürdürüyor. Yine Taşova Esencay beldemizden Müzeyyen Keskin hem kitap yazıp, hem de şiir kitaplarıyla adından söz ettiriyor.

Taşova Gazetesi Editörü Ahmet Günaydın: ü”Taşova’mızın şairlerine, ressamlarına müzisyenlerine ve tüm değerlerinin biz de Taşova gazetesi olarak hep yanında olduk, hep de olacağız. Yolunuz açık olsun şairlerimiz, sanatçılarımız, perde arkasında kalan yapımcı ve yönetmenlerimize  başarilar diliyoruz.


 SEzARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

29 Haziran 2023 Perşembe

TASOVA ARPADERESİ CAMİİNDE İLK BAYRAM NAMAZİ KİLİNDİ


Arpaderesi koyu CAMİİ nde ilk Kurban bayram namazi kilindi. 
   300 Kisilik devasa camii insaatinda sona gelindi. Camii dernek baskani ve Koy muhtarinin onculunde ortaya guzel bir camii yapildi. İki senenin sonunda Kurban bayram namazi Yeni Camiide kilindi. Arpaderesi gurbetteki ve koyde yasayanlar bu bayram adeta koye hucum ettiler. Guzel bir bayrami yenii caminnde kilan koylulerin sevinci gozlerinden belliydi. 
 Yeni camii tum muslumanlara hayirli olsun. Arpaderesi Koyu Camii dernek baskani eksiklikler bittiginde muhtesem bir acilisla  ibadete acilacagini acikladi. 
05amasya 05 Haber 2023
SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

13 Haziran 2023 Salı

AYRAN, TEREYAĞI YAYIK ÜÇLÜSÜ

   
    Yayık denilince akla, tereyağı ve ayran gelir. Çocukluğumuzda köylerimizinde çoğunluğumuzun evinde gördüğü tahta agaçtan yapılmış, kenarları şifet denilen yuvarlak sac ile bağlanmış, yogurdu içine doldurulan ilkel bir icattır yayık. Dipşek ve dipşek sapı da bu aletin diğer parçasıdır. Kimisi dik vaziyette duran, dipşek ile içine doldurulmuş yoğurdu döverek ayran ile tereyağını biribirinden ayıran çok yarayışlı kullanışlı bir alettir yayık. 
    Yayık veya güvlek dediğimiz aletin içine bir miktar suyla karıştırılarak ayran halinde doldurulan yoğurdun ileri geri sallandığında, ayranın üzerine çıkan tereyağının kepçeyle toplanması, sallamaya devam edildikçe azalan miktarla da olsa tereyağının ayranın içinde kalmayıncaya kadar süren “yayık yoğurt ayran ve tereyağı” ilişkisini hatırlatmaktır. 
    İçenler bilir yayık ayranının (Gatığın) tadını, ekmeğine yağ sürenler bilir tereyağının kıymetini, sabah aç karnına tereyagı ile balı karıştırıp ciğerlere ilaç olduğunu yavsiye eder doktorlarımız. Hele işin güzel yanı ise çocukluğumuzdaki ambarın küçük tarafına oturan ebelerimizin yayık içinde dipşekle vurdukça çolk, colk selsleri, yüzlerinden nur akan nenelerimizin sevgi dolu bakışı asla hayalimizden gitmeyecektir. 
05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023 


CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

10 Haziran 2023 Cumartesi

ARPADERESİ KÖYÜNDE YAŞIYAN SÜLALELERİN TARİHÇESİ.

      
Amasya Taşova Arpaderesi Köyünde Köyü civarında konumlanan ve Köyagasigilden Mustafa beyin daveti üzerine Arpaderesi köyüne yerleşen sülalerin tarihçesi.

   TANGALLAR 

  İlk geldiklerinde Tekkenin Aralık'a konmuşlar ve "kara kıl çadırlı malcılar" geldi denilmiştir. Tangallar sülalesi Erzincan yöresinden gelmiştir. Geldikleri mahal bilinmemekle beraber Erzincan Eğin'den(Kemaliye) olduğunu tahmin ediyorum. (Bu bilgiyi rahmetli Necip Dayı 82 yaşındayken anlattı. O da meseleyi 12-13 yaşındayken 100 yaşındaki Medine Halasından dinlemiş.) Köyümüzde çeşitli ilçelerden gelenlerde olmuş. Sülekler'in Kavak'tan geldiğini yine Necip Dayı'dan dinlemiştim." Ahmet ÜSTÜN

 TOPALLAR: 
Topallar Sancugun dibi mevkiinde konumlandıktan sonra Köyagasilden Mustafa beyin daveti üzerine Arpaderesi köyüne yerleşmiştir. Fazla soyadını almışlar. 
   
   SARI ÜSEYİNLER.
     
 Doğudan gelen Oğuz Türklerinden olup, ŞİMŞEK ve KILIÇ soy adlarını almışlardır. Uzun tepenin altındaki Gargaçayırı mevkiindeki araziye yerleşmişlerdir. Bir süre burada yaşamını sürdüren Sarı Üseyin köyün kuruluşuna katkıda bulunup Arpaderesi köy merkezine yerleşmişlerdir.  Hacıahmet ŞİMŞEK