SAFHAYAT
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-1
Ticaret-35
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-1
Ticaret-35
Salih Korkmaz 02 Ekim 1941 Perşembe
günü Amasya İli Taşova İlçesi Arpaderesi köyünde doğmuştur.
Askerden sonra ablasının bulunduğu
Bilecik’e yerleşmiş. İstasyon Mahallesinden Gazozcu Hilmi’nin kızı ile
evlenmiştir.
Eniştesi Hayati Uzun’un Başkanlığını
yaptığı Bilecik Esnaf ve Kefalet Kooperatifinde çalışırken bizim dükkânın
üzerine kiracı olarak taşınmıştı.
(Kooperatifte esnafın Halk
Bankasından çektiği kredi işlemlerini yürüttüğünden olsa gerek bir kaynakta
Halk Bankasında çalıştığı belirtilmiş.)
Sıcakkanlı, muhabbeti yerinde, ikna
gücünde bir tane, hitabeti şahaneydi.
Şairliği o zaman daha fazla önde
değildi.
Her nedenden olduysa çalıştığı
yerden çıkmış. Uzun bir müddet işsiz kalmıştı. Bu dönemde daha bir oğlu vardı.
Üzüntü ve sıkıntılar onun daha da
çok şiir yazmasına vesileydi. Eserleri onu teselli etmeye çareydi.
O dönemde ilişkilerimiz çok güçlenmiş
birbirimize destek olmuştuk. Ezberi kuvvetli, ağzından dökülen beyitler
isabetliydi.
“Yaşantılarım” adlı ilk şiir
kitabını 1968 yılında bastırmış pazarlamakla vakit geçiriyordu.
Bazı komutan ve subaylarla irtibat
kurup erata kitap satma mücadelesi veriyordu.
Komşu esnaflara sattığı gibi bu
kitaptan bir tane de bana satmıştı. Malumu olduğu üzere bende şiir yazmaya ve
günlük tutmaya çalışan biriydim.
“Ondan bahseden yazıların hiç
birinde ilk şiir kitabı hakkında bilgi yoktu. Onun için resmini çıkartıp yazıma
koymayı uygun buldum.”
Onun şiirleri yanında benimkiler,
çok sönük kalıyordu. Bir de ben ürünümün reklamını, pazarlamasını, tanıtımını
beceremiyordum.
Oysa Salih Korkmaz’ın maşallahı
vardı. Ağzı bol laf yapıyor ve tüm yazdıklarını ezberinde okuyabiliyordu.
O zaman ben, kendine rakip görür
düşüncesiyle ona bu yönümü hiç aktaramadım. Oysa bu gün keşke göstereydim,
danışaydım, fikrini alaydım da onun bilgi ve deneyiminden istifade edeydim diye
hayıflanıyorum.
***
Dar günlerinde kayınbabası Gazozcu
Hilmi Skoda kamyonetine bir şeyler yükler çıkın, torba ve paketler getirerek
damadına ayni yardım ederdi.
Bu arada Skoda’ya aile efradı cümbür
cemaat kimi şoför maline, kimi kasaya biner tüm aile Salih Korkmaz’a ziyarete
gelirlerdi.
Salih Korkmaz’ın baldızlarından biri
çok güzeldi. Herkesin onda gözü kalırdı. Yıllar sonra karşılaştığım bazı
müşteri ve arkadaşım onu sorduğu çok olmuştur.
Salih Korkmaz baldızının albenisi
için o bizim kurtarıcımız olacak inşallah. Zengin biriyle evlenirse sayesinde
bizde rahat ederiz gibi espriler yapardı.
Epey sıkıntılardan sonra Bilecik İl
Milli Eğitim Müdürlüğünde memur olarak işe başladı. Şairliğine de uygun bir
ortamı da böylece sağlamış oldu.
Hitabeti sayesinde düğün, bayram,
tören, açılış ve topluma hitap gerektiren her yerde Salih Korkmaz’ın sesi
ortalığı çınlatıyordu.
Allah yürü ya kulum demişti bir kere
gerek şairliğinde gerekse takdimciliğinde önünde kimsenin durması mümkün
değildi.
Nüktedan ve hazır cevaplı lığı onu
daha da yüceltiyordu. Benim indimde Salih Korkmaz halkın gönlünde bu şekliyle
yer etmişti.
“DEVAM EDECEK
SAFHAYAT
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-2
Ticaret-35
Beraber yaşadığımız tahmin edilemeyecek kadar çok ve uzun süre anılarımız olmuştur. Elimde kalan notları aktarmaya çalışacağım.
***
Salih Ağabey ile bir gün kapı önündeki O ağacın altında otururken İlyas Beyli Şoför Orhan Mavi Austin kamyonuyla çıktı geldi.
163 numaralı Has Öyküde anlatılan ilk zararım olan kavunların alınmasında Salih Korkmaz bana destek oldu.
Evinin merdiven altını bana tahsis etti. Ürünü oraya koydum.
Kavunlar götürü usulde yarım ton kabul edildi. Artanların bir kısmı Orhan Ağabey ve adamları tarafından paylaşıldı.
Bir kısmı tanıtım amacıyla kesildi. Gelen geçene ikram edildi.
Bu arada Salih Ağabeyde;
Benim yiyeceğim kavunu da helal edersin artık dedi.
Bende,
Lafı mı olur ağabey dedim. Yetkiyi verdim.
Kavunlar kısa sürede bozuldu. Yenecek gibi olanları annem konu komşuya dağıttı. Salih Ağabey eşi dostu kavunla ağırladı.
Salih Ağabeyden günde bir teneke çöp çıkarken bu sürede üç teneke kavun kabuğu çöpe attı.
Salih Korkmaz’la ilk diyaloglarımız böyle başlamıştı.
***
Salih Korkmaz la arkadaşım Işık’ın bir tartışması olmuştu. Salih Ağabey bunu Işık’ın babasına şikâyet etmişti.
Babası da durumu öğrenmek için dükkâna geldi. Bahse konu olay ve Işık’ın babasıyla aramızda geçen konuşmalar 237 numaralı Işık 2 adlı öykümde anlatılmıştır.
Salih Korkmaz’ın kayınpederi Gazozcu Hilmi’den damadına gelip giderken bana da satmak üzere kasasıyla gazoz bırakmasını istedim.
O da memnuniyetle kabul etti. Böylece çeşidime bir de yerel gazoz katılmıştı.
Salih Korkmaz İlköğretim Müdürlüğü bünyesinde; Hala Oğlu Dayım Rahim Torun ile birlikte çalıştılar.
Onunla beraber çok uyum içindeydiler. İş bitti mi o zaman meşhur olan anastra kâğıt oynamaya kahveye beraber giderlerdi.
Dayımın kadrosu odacıydı. Ama ona merkez ilçeye bağlı ilkokul öğretmenlerinin ücret karşılığı mutemetliği yapma görevi vermişlerdi.
Bordro ve maaş fişlerini çoğu mesai dışında, cumartesi Pazar ve evde tanzim ederdi.
İdare binasında da memurlar dağıldıktan sonra temizlik ve benzeri işleri yapardı. Salih Korkmaz dayı ile oyuna yetişebilmek için çoğu kez ona yardım ederdi. Yani Dostlukları güçlüydü.
Bir gün Dayıya dedim ki.
-Dükkânı kapattığım da Salih Korkmaz’ın bana bir miktar takıntısı kaldı. Usulüyle söylesen de borcunu ödese.
-Yeğenim Salih çok iyi, hoş bir insan ama epey açılmış bir türlü toparlanamıyor.
-Sattığı kitaplardan da para kazanmıyor mu?
-Bütçe çok açık olunca gelirler karşılamıyor. Mücadele veriyor ama yettiremiyor.
-Bense durumu iyi sanıyordum.
-Göründüğü gibi değil. Kitapların basılması, pazarlanması, dağıtılması… Gibi masrafları çok,
-Bu kadarını bilmiyordum.
-İyi bir insan ama ekonomisini düzeltemiyor. Senin de Salih’le aran iyi. Alacağını unut. Halk Ozanına bir katkım olsun…
Dayı ile bu hususta uzun bir söyleşimiz oldu. Dayının bir bildiği vardır deyip. Bu hususu bir daha hiç gündeme getirmedim. Sanata, sanatçıya desteğim olsun dedim.
“DEVAM EDECEK”
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-2
Ticaret-35
Beraber yaşadığımız tahmin edilemeyecek kadar çok ve uzun süre anılarımız olmuştur. Elimde kalan notları aktarmaya çalışacağım.
***
Salih Ağabey ile bir gün kapı önündeki O ağacın altında otururken İlyas Beyli Şoför Orhan Mavi Austin kamyonuyla çıktı geldi.
163 numaralı Has Öyküde anlatılan ilk zararım olan kavunların alınmasında Salih Korkmaz bana destek oldu.
Evinin merdiven altını bana tahsis etti. Ürünü oraya koydum.
Kavunlar götürü usulde yarım ton kabul edildi. Artanların bir kısmı Orhan Ağabey ve adamları tarafından paylaşıldı.
Bir kısmı tanıtım amacıyla kesildi. Gelen geçene ikram edildi.
Bu arada Salih Ağabeyde;
Benim yiyeceğim kavunu da helal edersin artık dedi.
Bende,
Lafı mı olur ağabey dedim. Yetkiyi verdim.
Kavunlar kısa sürede bozuldu. Yenecek gibi olanları annem konu komşuya dağıttı. Salih Ağabey eşi dostu kavunla ağırladı.
Salih Ağabeyden günde bir teneke çöp çıkarken bu sürede üç teneke kavun kabuğu çöpe attı.
Salih Korkmaz’la ilk diyaloglarımız böyle başlamıştı.
***
Salih Korkmaz la arkadaşım Işık’ın bir tartışması olmuştu. Salih Ağabey bunu Işık’ın babasına şikâyet etmişti.
Babası da durumu öğrenmek için dükkâna geldi. Bahse konu olay ve Işık’ın babasıyla aramızda geçen konuşmalar 237 numaralı Işık 2 adlı öykümde anlatılmıştır.
Salih Korkmaz’ın kayınpederi Gazozcu Hilmi’den damadına gelip giderken bana da satmak üzere kasasıyla gazoz bırakmasını istedim.
O da memnuniyetle kabul etti. Böylece çeşidime bir de yerel gazoz katılmıştı.
Salih Korkmaz İlköğretim Müdürlüğü bünyesinde; Hala Oğlu Dayım Rahim Torun ile birlikte çalıştılar.
Onunla beraber çok uyum içindeydiler. İş bitti mi o zaman meşhur olan anastra kâğıt oynamaya kahveye beraber giderlerdi.
Dayımın kadrosu odacıydı. Ama ona merkez ilçeye bağlı ilkokul öğretmenlerinin ücret karşılığı mutemetliği yapma görevi vermişlerdi.
Bordro ve maaş fişlerini çoğu mesai dışında, cumartesi Pazar ve evde tanzim ederdi.
İdare binasında da memurlar dağıldıktan sonra temizlik ve benzeri işleri yapardı. Salih Korkmaz dayı ile oyuna yetişebilmek için çoğu kez ona yardım ederdi. Yani Dostlukları güçlüydü.
Bir gün Dayıya dedim ki.
-Dükkânı kapattığım da Salih Korkmaz’ın bana bir miktar takıntısı kaldı. Usulüyle söylesen de borcunu ödese.
-Yeğenim Salih çok iyi, hoş bir insan ama epey açılmış bir türlü toparlanamıyor.
-Sattığı kitaplardan da para kazanmıyor mu?
-Bütçe çok açık olunca gelirler karşılamıyor. Mücadele veriyor ama yettiremiyor.
-Bense durumu iyi sanıyordum.
-Göründüğü gibi değil. Kitapların basılması, pazarlanması, dağıtılması… Gibi masrafları çok,
-Bu kadarını bilmiyordum.
-İyi bir insan ama ekonomisini düzeltemiyor. Senin de Salih’le aran iyi. Alacağını unut. Halk Ozanına bir katkım olsun…
Dayı ile bu hususta uzun bir söyleşimiz oldu. Dayının bir bildiği vardır deyip. Bu hususu bir daha hiç gündeme getirmedim. Sanata, sanatçıya desteğim olsun dedim.
“DEVAM EDECEK”
Alio Kisacik Önce Allah rahmet eylesin.Ben de küçük bir anı paylaşmak istedim.Kendisi
halk edebiyatından bir kaç satır ezberler buna biraz da kendisi katarak şair
oldu.Sesi gür ve kesin bir hava taşırdı,Onun için takdim işlerini o yapardı.
Yine birgün bir anma toplantısında ,meydanda mikrofon elde estiriyordu.Ben de
biraz uzak izleyiciler arasındaydım.Yanımda, köylerden olduğu belli bir kişi-
Kim bu adam_ dedi. Ben de_vilayette memur_diye yanıtladım.Tatmin olmamıştı.
Tekrar sordu, aynı şekilde yanıt verdim. Hayal kırıklığına uğramış gibiydi.
Çünkü, ona göre, böyle tumturaklı konuşan ya müdür, ya vali veya millet vekil
olmalıydı.. Salih Korkmaz sadece mütevazi bir memur olarak kaldı. Ama bu
yöntemle çok kişi hayatta daha çok,inanılmaz derecelerde başarı kazandı.Örnek
vermek gereksiz,Onlardan çoğunu hepimiz biliyoruz ve halen aramızda
yaşıyorlar..Ne diyelim _ Eşeğin anıganı, tavuğun bağırganı değerli olurmuş.-
SAFHAYAT
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-3
Ticaret-35
SALİH KORKMAZ-3
Ticaret-35
Salih Korkmaz hakkında kafamda kalanlar ise aşağıda yazdıklarım olmuştur.
Bayındırlıkta çalıştığım işimle
ilgili olarak ihale ilanlarını yayınlatmak üzere İstanbul’a gitmem gerekiyordu.
Sabah namazında yola çıktım. Bir
otobüs geliyordu. El kaldırıp kaldırmamakta tereddüt ettim.
Çünkü otobüste firma ismi yoktu. Ama
Araç önümde durdu. Kapıyı Salih Korkmaz açtı. Beni içeri davet etti.
Şaşırdım. Otobüste ondan başka kimse
yoktu. Elimden tutarak beni yukarı çekti.
Gel arabayı özel tuttum. Otobüs
benim emrime amade… Meğer otobüs Antalya’ya turist götürmüş. İstanbul’a boş
dönüyormuş.
Aşağıda yazıhanelerin orada Salih
Korkmaz binmiş. Tepebaşında da kendi kendine duruşu onun talimatıyla benim
içinmiş.
Kaptan’ın sağındaki en ön koltuklara
oturduk.
En arkada muavin uyuyormuş. Otobüsün
durup kalkışına uyanmış. Öne doğru yürüdü. Para için geldiğini sanarak biz de
acele edip hemen yol bedellerini ödedik.
Fiyatı da bilmediklerinden ne
verirseniz verin dediler ama biz dürüst davranıp normal bilet ücreti ödedik.
Salih Ağabey başladı sohbete, hem
espriler yapıyor hem de şiirler döktürüyordu. Kaptanın yaşı otuz beşi,
muavininse yirmi beşi geçmezdi.
Kaptan da muavinde başladılar
durmadan kahkaha atmaya, vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Geldik Sakarya’ya.
Girdik bir benzinliğe, davet ettiler
bizi kahvaltıya. İkimizin de karnı toktu. Tav olduk sadece çaya.
Sonra tekrar reva olduk yola. Kaptan
dedi ki;
“Eğer siz acele edip yol parasını
vermeseydiniz bu kadar samimiyetten sonra sizden para alamazdım. Ama şimdi para
cepte yerini ısıttı. Onlar dursun yerinde diye nefis bastırıyor. Paranız onun
için iade edilemiyor…”
Diye açıklamalarda bulundu.
Salih Ağabey ve bende iade para
isteyemiyorduk. İşimizin görüldüğüne bakıyorduk. Güle oynaya yolculuk
ediyorduk.
Kaptana da muavine de başta
sevgilileri için ondan sonra ailede olan ileri gelenleri için Salih Ağabey uzun
uzadıya şiirler okudu.
Onlarda bu ortamdan çok duygulandı.
İkisi de kâh güldü. Kâh ağladı. Şehirlerarası yolumuz bitti. Otobüs köprüye
girdi.
Kaptan köprüye de şiirin var mı?
Diye sordu. Salih Korkmaz var tabi, hem de Hürriyet gazetesinin kelebek ekinden
ödüllü dedi. Başladı şiirini okumaya. Köprü bitti. Şiir bitmedi.
Kaptan nereye gideceğimizi sordu.
Sizi oraya bırakayım dedi. Ama gideceğimiz adresler ayrı, ayrı yerlerdi.
İstikametleri firmaya ters yönlerdi. Teşekkür ettik.
Otobüs firmanın merkezine geldi.
Kaptan bizi yemeğe davet etti. Biz kabul etmedik. Müsaade istedik.
Muhabbetle süslenen, şereflenen bu
yolculuğu unutmayacağını söyledi.
Muavinde dâhil birbirimizle
sarıldık. Vedalaştık. Daha sonra da Salih Ağabeyle ayrıldık.
Hiçbir zaman unutamadığım bu
yolculuğu böyle sonlandırdık.
“DEVAM EDECEK”
SAFHAYAT
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-4
Ticaret-35
SALİH KORKMAZ-4
Ticaret-35
Dayım Rahim Torun emekli olmak üzere ilgili mercilere müracaatta bulundu.
Salih Korkmaz dayının emekliye
ayrılışı dolayısıyla öyle bir organizasyon yaptı ki Bilecik Merkez İlçe İlkokul
öğretmenleri arasında dillerde dolaştı.
Veda gecesi için Vezir Kaya
Et-Mangal tesislerinde yemek düzenlendi. Bilecik tarihinde ilkokul mezunu bir
hizmetliye belki ilk kez böyle bir emeklilik kutlaması yapıldı.
Sağ olsun Salih Ağabey bu
güzelliklerden beni de muaf bırakmadı. Benimde mutlaka programa katılmamı
istedi.
Milli Eğitim camiasının dışında
geceye katılan tek kişi ben oldum. Ömür boyu unutamayacağım bir coşkuyu
yaşadım.
Salih Ağabeyin takdimciliğiyle günün
anlam ve amacı hakkında eski ve yeni İlköğretim Müdürleri konuşmalar yaptı.
Kıdemli öğretmeninden yeni atanan
öğretmene kadar tümü dayı hakkında görüş ve düşünceleri dile getirdi.
Müzik eşliğinde Salih Ağabey şiirler
okudu. Geceye katılanlarla hep birlikte şarkılar söylendi.
Yemeğin sonunda Rahim Dayının da
konuşma yapması istendi. Dayı da kısa ve öz olarak ağlamaklı sözler dile
getirdi. Kolay değildi. Yılların birlikteliği sona ermekteydi.
İlköğretim Müdürlüğünden emekli olup
Pelitözü Köyünde tavuk çiftliği açmış olan Orhan Koçak Hoca tüm katılımcıları
köye çaya davet etti. Herkes de memnuniyetle olur dedi.
Vezir Kaya da yarım kalan sohbetler
Pelitözü’nde tamamlandı. Gecenin ikisine doğru herkes birbiriyle vedalaştı.
Hüzünle ayrıldı.
Salih Ağabey sayesinde Dayım Rahim
Torun’un emekliliği dolayısıyla unutulmaz bir veda gecesi yaşandı.
***
Kendi köyüm olan Pazaryeri Büyük
Elmalıdan Bilecik Merkez Pelitözü Köyüne taşınan Hacı Musa Oğlunun Oğlu
İbrahim’in torununu Salih Korkmaz oğlu Mesut’a gelin olarak aldı.
Kader bu ya gelin çok yaşamadı.
Vefat etti. Cenazesi Pelitözü köyünden kaldırılacaktı. Rahim Dayı ile beraber
cenazeye gittik.
Salih Ağabey bizi görünce memnun
kaldı. Sarıldı ağladı. Kendisi çok sarsılmıştı. Adeta tutunacak dal aradı.
Taziyede bulunduk. Mevtanın cenaze
namazını kıldık. Diğer yakınlarına da baş sağlığı diledik.
Cenazeyi köy mezarlığına defnettik.
Ve de sabırlar dileyerek veda ettik.
“DEVAM EDECEK”
SAFHAYAT
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-5
Ticaret-35
Salih Korkmaz, şiir yazar takdimcilik yapar. Kitap basar. Kaset doldurur. İçine reklam koyar ve buna benzer etkinliklerde bulunur, ürünlerine çeşitli taktiklerle pazar bulurdu.
Kayınpederim Kamil Baydaş Bilecik Esnaf ve Kefalet Kooperatifi yönetiminin neredeyse daimi üyesiydi. Bu nedenle Salih Korkmaz’la tanışmışlığı ve çalışmışlığı vardı.
Bir gün kayın babanın dükkânına uğrar. Dükkânda beş on kişi de misafir var. Salih Korkmaz elindeki seyyar teybi açar.
İçindeki kaset önce müzikle başlar. Kamil Usta için yazılmış şiirler devam eder. Sonra içine serpiştirilmiş reklamlara geçer.
Kayınbabanın yaptığı işten tutunda yedi sülalesindeki aile bireylerinin adını tek tek sayar. Bu arada damat olarak bende unutulmamışım.
Kasette herkese methiyeler düzmüş. İnsan nefsini okşamış. Nabza göre şerbet vermiş. Benden de uzun uzadıya bahsetmiş. Adıma yapılan kıyak methiyelerden nasiplenmiştim.
Kaset bitince teypten çıkardı. Beş liralık kasete yirmi beş lira hediyesi ama siz yirmi de verseniz olur dedi.
Kayınbaba da yapılan jestten memnun kaldı. Fiyata hiç itiraz etmedi. Cebinden çıkarttığı bir bütün yeni yirmi lirayı uzatarak verdi.
Uzun lafın kısası Salih Korkmaz işini bilen bir şairdi.
***
Salih Ağabey ile yıllarca komşuluk yaptım. Onun en büyük şansı Yıldız Abla gibi bir eşe sahip olmasıdır.
Şiirlerinin yarısından çoğu aşka, sevdaya, tutkuya, sevgiliye ait olmasına rağmen Yıldız Abla eşinden en ufak bir kuşku duymamıştır.
Salih Ağabeyinin sanat icra ettiği bilinciyle daima onun yanında olmuş. Desteğini esirgememiştir.
“Hasbelkader gençliğimde yukarıda belirttiği konularda yazdığım onlarca şiirimi eşim yanlış anlar endişesiyle maalesef imha ettim.
Mutluluğumun zarara uğramaması için yaptığım uygulamadan hiçbir zaman pişman olmamama rağmen bu konudaki beceri ve yeteneğimin dumura uğradığına inanmaktayım.
Kırk dört yıllık evlilik hayatımda Allah’ıma şükürler olsun ki eşimle saygı ve sevgide birbirimize karşı eksik, kusurumuz olmamıştır.
Buna rağmen üç sene önce yaşadıklarımı hatırat olarak kaleme almaya başladığımdan bu yana devamlı müdahalelere muhatap olduğuma değinmeden geçemeyeceğim. Âdete sansüre tabi tutulmaktayım.
Takdiri okurların inisiyatifine bırakıyorum.”
Her erkeğin başarısının arkasında kadını olduğu gerçeği Salih Ağabeyin sanatındaki başarısında bu husus tescillenmiştir.Her erkeğin başarısının arkasında kadını olduğu gerçeği Salih Ağabeyin sanatındaki başarısında bu husus tescillenmiştir.
“DEVAM EDECEK”
1984 yılında Kamu Kurumlarında çalışanların tabii tutulduğu Sivil Savunma Kursu ve tatbikatında da Salih Korkmaz ile kader bizi bir araya getirdi
Bu seminerde çektirdiğimiz iki adet fotoğrafı da yazımın altına koydum.
“Salih Korkmaz ilk resimde arkada oturan sağdaki üçüncü kişi olup başının yarısı görünmektedir. Ben ise sağdan en baştayım. İkinci resimde de ben çömelmiş olanlardan sağda en başta, Salih Korkmaz ise beşinci kişidir.”
***
Ölümü üzerine medyada çıkan Salih Korkmaz’la ilgili yazılardan bazı kesitler aşağıya çıkarılmıştır:
***
Salih KORKMAZ Kalp Hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü Bursa İhtisas hastanesinde 03 Mayıs 2008 Cumartesi günü Bilecik’te vefat etmiştir.
Ülkemiz yine çok değerli bir ustayı yitirdi.
***
1941 Amasya Taşova ilçesi Arpaderesi köyü doğumlu olan ve dillerden düşmeyen eserleri ile müzik dünyasına ismini yazdıran Şair Salih Korkmaz, kalp hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü Bursa İhtisas Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
***
Salih Korkmaz, “Kadere bak” diyerek yola çıkmış ve “Ekmek Parası” uğruna “Feleğin İşine bak” demiş ve Bilecik’e doğru yolculuğa çıkmıştı.
Bundan sonraki ömrü Bilecik’te geçecek olan Korkmaz, Bilecik’e şiirleri ve adamlığıyla damgasını vurmuştu.
***
Bilecik İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalışan Korkmaz, “Aşk Yarası” çekmiş, “Tersine Dönen Çarkı” karşısında hiç “İsyan” etmemişti.
“Gelin olmuş gidiyorsun” demiş, mısralarda “Teselli Aramış”, “Ağlamışım Gülmüşüm” diyerek, “Murat” aramış ve kendisine “Nasihat” etmişti.
***
Bilecik’teki düğünlerin, cemiyetlerin, toplantıların ve özellikle de devlet büyüklerinin ziyaretleri sırasında da sunuculuk yapan Korkmaz, Bilecik’in şairi olarak anılıyordu.
1987 yılında Türkiye birincisi Kadere Bak şarkı sözü Salih Korkmaz’a Hürriyet’ten Altın Kelebek, Milliyet’ten ikincilik ödülü kazandırdı. Türkiye genelinde 600’ün üzerinde eseri bulunmaktadır.
“DEVAM EDECEK”
“DEVAM EDECEK”
SAFHAYAT
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-7
Ticaret-35
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-7
Ticaret-35
42 eseri radyo ve televizyonlarda icra edilen Salih Korkmaz, son yıllarda kalp rahatsızlığı çekmeye başlamıştı.
Özellikle son birkaç yıldır ömrü hastane köşelerinde geçen ve derdini kimseye anlatamayan Salih Korkmaz, tedavi görmek için kaldırıldığı Bursa İhtisas Hastanesi’nde “Bir Gün Sende Öleceksin” demiş.
Bitmeyen çilesini doldurarak sessiz sedasız ebedi istirahatgâhına doğru yol almış.
***
Bilecik’teki düğünlerin, cemiyetlerin, toplantıların ve özellikle de devlet büyüklerinin ziyaretleri sırasında da sunuculuk yapan bir değerdi Korkmaz.
Amasyalı olmasına rağmen Bilecik’in şairi olarak anılıyordu.
***
1986 yılında Türk Müzik Sanayinin “Oscarı”ı sayılan Hürriyet Altın Kelebek ödülünü kazanmıştır.
Türkiye birincisi Kadere Bak şarkı sözü ayrıca Salih Korkmaz’a Milliyet’ten ikincilik ödülü kazandırdı.
“Özlesem de seni her an” adlı şiiri Alaeddin Şensoy tarafından bestelenmiş 1987 yılında Altın kelebek ve milliyetten de ikincilik ödülü almıştır.
***
Türkiye genelinde 600’ün üzerinde eseri bulunmaktadır.
Zeki Müren`den, Ferdi Tayfur’a, Muazzez Abacı’ya, Cengiz Kurdoğlu’ndan Muazzez Ersoy’a ve Baha’ya kadar onlarca sanatçının seslendirdiği şarkıları ile ebediyen yaşayacak olan bir değerdir Korkmaz.
Şimdi ülkemizden o kadar şarkıcı, sanatçı gelip geçiyor ki, bu işleri adam gibi yapanlar parmakla gösteriliyor.
***
Bu işi adam gibi yapanlardan birisini daha kaybettik, Bir Amasyalı olarak her daim örnek aldığım, kitaplarını okuyarak şiire olan merakımı sevdaya dönüştürdüğüm.
Şiir kitaplarımda kendisinden övgü ile söz ettiğim, işte bu şarkının söz yazarı Taşova doğumlu diyebildiğim, bir değerin ardından neler yazılabilir diye düşünüyorum.
***
En son iki bin yılında kendi ilçesi Taşova`da belediye başkanı Özgür Özdemir tarafından Salih Korkmaz’a şükran plaketi verilmişti.
“DEVAM EDECEK”
SAFHAYAT
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-8
Ticaret-35
Has Öykü-245
SALİH KORKMAZ-8
Ticaret-35
Şair Salih Korkmaz Milli Eğitimden emekli oldu.
***
Şiirlerinden 160 a yakın güfte yaptı. 42 eseri radyo ve televizyonlarda icra edildi. Çeşitli ödüller aldı.
***
Bestelenmiş eserlerinden bazıları
-Kadere Bak
-Ağlar mısın? Güler misin?
-Ne olur kimseye bakma,
-Yollar bitmez gide, gide,
-Aşk bağından çiçek verirsin,
-Özlesem de seni her an.
-Kadere Bak
-Ağlar mısın? Güler misin?
-Ne olur kimseye bakma,
-Yollar bitmez gide, gide,
-Aşk bağından çiçek verirsin,
-Özlesem de seni her an.
***
Salih Korkmaz’ın yayınladığı şiir kitaplarından isimlerini bulabildiklerimi aşağıya çıkardım.
SALİH KORKMAZ’IN ONLARCA ŞİİR KİTAPLARI VAR.
İSİMLERİNİ TESPİT ETTİKLERİMSE ANCAK ŞUNLAR:
İSİMLERİNİ TESPİT ETTİKLERİMSE ANCAK ŞUNLAR:
-YAŞANTILARIM (1968)
-GÖNÜLDEN DAMLALAR (1980)
-ANILARLA BAŞ BAŞA (1981)
-BEKLEYİŞ (1982)
-VATAN TÜRKÜSÜ
-SURET-İ İNSAN ŞİİR AŞKINA
-OZANIN DEYİŞLERİ
-BİZİM OKULLARIMIZ
-GÖNÜL SEVDASINDA TEZGÂH DOKUDUM
-VATAN TÜRKÜSÜ ŞİİRLERİ
-GÜNEŞİN BATTIĞI YER (2006)
-GÖNÜLDEN DAMLALAR (1980)
-ANILARLA BAŞ BAŞA (1981)
-BEKLEYİŞ (1982)
-VATAN TÜRKÜSÜ
-SURET-İ İNSAN ŞİİR AŞKINA
-OZANIN DEYİŞLERİ
-BİZİM OKULLARIMIZ
-GÖNÜL SEVDASINDA TEZGÂH DOKUDUM
-VATAN TÜRKÜSÜ ŞİİRLERİ
-GÜNEŞİN BATTIĞI YER (2006)
***
Belediye encümenince oturduğu sokağın adı Şair Salih Korkmaz olarak verildi.
***
Namına uygun kabri mermerden yapılmıştır.
Başta eşi, çocukları, torunları, komşuları, yakınları, okurları… Ve daha niceleri kabrini ziyarete gelmekteler.
Mezarlığa gelenler başında dua etmekteler.
Nur içinde yatsın. Mekânı Cennet olsun.
“DEVAM EDECEK”
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder