Arpaderesi köyü kuruluşu 1800 lü yıllara dayanıyor. Bir rivayete göre Tekelüze (Gürsu) köyünden ayrıldığı yazılsa söylense de büyüklerimizden ve kayıtlardan araştırdık. Ulaştığımız bilgileri sizlerle paylaşacağız. Köyagasigil sülalesinden İsmail ATALAY' dan aldığımız bilgilere göre;
Arpaderesi Köyü Osmanlı döneminde Amasya Valiliğinde Paşa olarak görev yapan Mustafa bey, dönemin Osmanlı hükümetine çok hizmetlerde bulunmuştur. Amasya merkeze çeşitli Mustafa bey Camii, Hamamı yaptırmıştır. Hizmetlerinin karşılığından Mustafa beye Osmanlı hükümeti bu hizmetlerinden dolayı istediğin zaman istediğin yere yerleşebilir, Valinin emriyle yerleştiğin yeri bize bildirdiğinde Mustafa bey adına o bölge verilecektir denir. Mustafa bey yanına aile efradını ve kardeşini de alır, şimdiki yemişen bükü, Yeni adı Taşova ırmak kenarına yerleşmeye karar verir. Bir süre orada kalırlar. Kendi aralarında istişare ederler. Amasya' da zaten ırmak kenarındaydık, buradan ayrılalım daha sakin ve sivri sineklerin olmadığı havadar bir yere yerleşmeye karar veririler. Şimdiki Köy deresinin üst tarafı olan ATALAY, BOLAT, ÖZÇELİK soyadlı köyagasigil sülalelerin yerleşim yeri olan köyün üst tarafına yerleşirler. İki kardeş birisi çiftçliği üslenir, diğeri hayvanları alır, kendi aile etradıyle yaylaya çıkar. Arazilerdeki ürünlerin hasat zamanı köyde tarım ile uğraşan kardeş, yayladaki kardeşine haber gönderir. Yayladaki hayvancılıkla uğraşan kardeşine derki, hayvanları al gel, hasat yapalım der. Kardeşi gelmez. Tekrar haber gönderir, süre verir. Gelirsen gel gelmezsen bir daha gelme der. Yayladaki hayancılıkla uğraşan kardeşi gelmez. Yayla zamanı bitince hayvanları alır şimdiki Tekelüze (Gürsu) köyüne gelir. Oraya yerleşir. Tarımla uğraşan abi ise Arpaderesi köyünü kurmuş oraya yerleşmiştir. Mustafa bey Etraftaki sülalelerin tarlalarının başlarında, ikamet eden sülalelere köy merkezindeki arazileri ücretsiz ve karşılıksız hibe eder. Köyün evvelki adı Balaklu oba köyüdür.
Balaklu oba köyünün 20 hane olduğu 1840 yılı kayıtlarında görülmektedir.
Köyümüzün Kuzey batısındaki donuzluk deresinin kenarında, köyün küçük mezarlık diye tanımladığı mezarlığın batısında Arpaderesi mevkii vardır. Bu mevkiinin ismi köyümüze verilmiş olup, Köyümüze ARPADERESİ ismi konmuştur. Daha sonra bu yerleşim yerine O dönemde Köyümüzün diğer halkı herkes kendi tarlasının içinde ikamet ediyormuş, Mustafabey ve ailesinin geldiğini ve yerleştiğini duyan çevredeki sülaler şimdiki köyümüzün bulunduğu mevkiye gelir yerleşirler. Çevre köylerimizden de gelenler olmuş ve Köyümüz çok kalabalıklaşmıştır. Şu anda köyümüz yaklaşık 100 hane ikamet ettiği tahmin edilmektedir. Çevremizdeki bütün köy ve kasabaların isimleri değiştiği halde Arpaderesinin ismi değişmemiştir.
Köyümüz 1943 yılı Erbaa - Lâdik – arasının çok yoğun etkilendiği deprem meydana gelir. Bu deprem 26–27 Kasım 1943 gecesi saat 02.30’da gerçekleşti. Depremden kaçarak kurtulanlar o geceki acı manzarayı hatıralarında hep taze tutarak anlatırlar. Sanki şimdiyaşarmış gibi üzülürler. Köyümüzün evleri ahşap kerpiçden olduğu için çok can kaybı ve yaralanmamalar oldu. Deprem sabaha kadar aralıklarla sürdü. Köyümüzdeki çoğu evlerin alt katları ahır olduğu için hayvanlar öldü. Köyümüzün halkı için hayvanların ölümü de büyük bir acıydı. Çünkü köylülerimizin geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdı. Tarım hayvanlarla yapılıyordu. Köyümüze İlk elektirk 1978 yılında geldi. 1980. li yıllarda köyümüz Ekonomik nedenlerle çevremizdeki köyler gibi İstanbul' a büyük göç verdi. Günümüzde sevindirici olay oldu, emekli olan büyüklerimiz köyümüze geri dönerek betonarme ev yapmaya başladılar. Köyümüz modern bir şekil almaya başladı. Geriye dönüş hızla devam etmektedir.
Hazırlayan: Ahmet ŞİMŞEK
Bu cümleden, bizim sülale TANGALLAR ilk geldiklerinde Tekkenin Aralık'a konmuşlar ve "kara kıl çadırlı malcılar" geldi denilmiştir. Tangallar sülalesi Erzincan yöresinden gelmiştir.Geldikleri mahal bilinmemekle beraber Erzincan Eğin'den(Kemaliye) olduğunu tahmin ediyorum. (Bu bilgiyi rahmetli Necip Dayı 82 yaşındayken anlattı. O da meseleyi 12-13 yaşındayken 100 yaşındaki Medine Halasından dinlemiş.) Köyümüzde çeşitli ilçelerden gelenlerde olmuş. Sülekler'in Kavak'tan geldiğini yine Necip Dayı'dan dinlemiştim."
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ
ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder