Neharoglu Hakkı Biçer yazdı.
Gerçekten Erbaa kazasına üç adım ötedeki Guşeyh köyü ile aynı hikayeler, aynı konuşma ağzı, Taşova'dan on beş kilometre kuzeybatıdaki Oba köyünde birebir aynı.
***
Garaağaç yolundan Üsüğün dağlığa gezerdi deluvanlular.
Tam artlarında ezan beklerdi beli bükülmüş ehtiyarlar.
Kapı eşiklerinde soluklanırdı gelinler,gaynanalar.
Çağa çoluk sesleriyle çınlardı sokaklar.
Köyün içine sığmazdı mektep talebeleri
Kimi lokum püsküt, kimide cam şeker almak için tükanları gezerdi.
Elekçiler, bohçacılar, afsuncular gelirdi kimi alır, kimi satar önlerine konulan bi zağan yoğurdu yer dua ede ede giderlerdi.
Dahası çat kapı gidilirdi gonu gomşuya evsük hacet görmeye.
Zabah ezeniyle başlayıp yatsı ezeniyle biten bir hayat vardı köyümüzde.
Siyah beyaz televizyonlardan renkli acanslar dinlerdi gişiler ve anlatırlardı evlerde.
Yokluğun gözü tok insanları yaşardı kerpiç duvarlı, ateş tuğlalı kargir evlerde.
Bu ne hâl köyüm neden kış gibi sessizsin böyle.
Gidenlere rahmet, galanlara selam olsun.
Neharoğlu




.jpg)
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder