GENEL MESAJ

30 Temmuz 2023 Pazar

DÜVENLERLE HARMAN ZAMANI,

     




Eskiden Uzun uzun Ekin biçilir, yığınlar yapılır, kağnılarla, traktörlerle sap çekme  işi yapılırdı. 
 Harmana çekilen ekin bağları yine tarlada olduğu gibi yığın yapılırdı. Yığın rüzgardan uçmasın, dağılmasın diye tepesine ya ucu sivri sırık batırılır veya üzerine büyük büyük taşlar konurdu. sap çekme işleri kağnıyla 15 - 20 gün sürerdi. Traktörün çıkmasıyla bu sap çekme işi 2-ila 3 güne düştü. Yine harman sürme işi bir ay sürerken traktörlerin köylere gelmesiyle harman işi bir hafta 10 güne düştü.

   Hayvanlarla yapılar ziraat işleri tarla işleri traktörler  devreye girince,   daha kısa sürede bitirilmeye başlandı. Traktörlere takılan tarım aletleri gelişti. Bunların en başında düvenin yerini Patozlar aldı. Patozun yerini ise Biçer döver aldı. Buğdayı önce orakla biçerken tırpanla, sonra biçerbağlar aleti çıktı. Bir ileri aşama hem biçer bağlar, hem de taneleriini biribirinden ayıran,  döver aletini Patoz' u bir araya toplayan Biçerdöver aleti geliştirildi. Samanları tarlada paketleyen balya makinesi  yapıldı. 

    Harman köye yakın bir yere yapılırdı. Yüzey düzeltilir, suyla çamur haline gelene kadar samanlarla çamur yoğrulur köşelerine kalın urgan bağlanan ağaçla zaglanırdı. Harman arada çatlamasın diye sulanırdı. 8 - 10 gün harman işlemi sürerdi. Bizim yöremizde düvenleri çekmek için harman işinde öküzler kullanılırdı. Bazı yörelerde harman işinde hayvan gücü olarak atlar, eşekler de kullanılırdı. 

     Harman düven denilen keskin çakmak taşı dediğimiz sarı kırmızımsı taşları kalın bir ağaca çekılerek, adına Düven dediğimiz o asrın icadı buğdayı samandan eze eze ayırmaya yarayan bir alet vardı. Bağların kemlikleri dağıtılarak (çezilerek) harmana saçılmış buğday destelerini önüne boyundurukla bağlanmış Kömüş öküzü ve karasığır öküzlerini bağlayarak  düvenler akşama kadar döner, döner, yuvarlak harmanı tavaf ederdi.  

29 Temmuz 2023 Cumartesi

EL EMEGI TARHANALAR, SERİLDİ.

     
Haber: Ahmet ŞİMŞEK 
Fotoğraf: Mehmet ÖZDİLEK
   İlçemiz köylerinde yaz sıcaklarının artmasıyla kışlık hazırlıkları başladı. Hazırlıkların ilk başında tarhana gelir. Maharetli hanımların ellerinde büyük lezzete dönüşen tarhana üretimi yöremizde bolca yapılır.
 Taşova deyince ilk akla gelen kışın soğuklarında kaynar kaynar içilen tarhana akkla gelir. Tarhana deyince hele yarma aşlığı ve yoğurttan yoğrularak yapılan çanak şeklindeki tarhanaların tadını öncelikle Taşova' lılar bilir. Ülkemizin çoğu bölgesinde tarhana bilinir.. Ama Amasya , Taşova tarhanasının tadı bir başkadır. Bazı bölgelerde un tarhanası yapılır, Şalçalı un tarhanası bizim yörenin damak tadına pek benzemez. Taşova yöresnin tarhanası çanak şeklinde buğday ve yoğurt ile yoğrularak özlü şekilde sofralara, tahtalara, yaylalarda yayla otlarının üzerine serilir. iki üç gün kurutulur. Bez torbalalrda kışa kadar saklanır. Tarhana çorbasının vazgeçilmezi sarımsaktır. 
05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023 



Tarhanası, CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

4 Temmuz 2023 Salı

Eğitim ŞİMSEK YAZDI, KESKİN SESLENDİRDİ. DUYGU DOLU ŞİİRLER. ARAR GÖZLERİM


AHMET ŞİMSEK YAZDI, MÜZEYYEN KESKİN SESLENDİRDİ.
DUYGU DOLU ŞİİRLER. ARAR GÖZLERİM.
İlçemiz insani duygu doludur. Taşova’mızın duygu dolu şairlerinden Ahmet Simşek yöresel ağızla ”Arar Gözlerim” adli şiirini, yine yöremiz AMASYASAT Başkanı Şair-yazar Müzeyyen Keskin hanim okudu.

Resimlerle video montaj çalışmalarını Canan Keskin hazırladığı. Gönül teline dokunan şiirleriyle, Taşova’mızın yöresel kültürüne katkıda bulunan Şimşek sosyal medyada kültürümüzü  tanıtmaya devam ederken, şairlik yönünü de sürdürüyor. Yine Taşova Esencay beldemizden Müzeyyen Keskin hem kitap yazıp, hem de şiir kitaplarıyla adından söz ettiriyor.

Taşova Gazetesi Editörü Ahmet Günaydın: ü”Taşova’mızın şairlerine, ressamlarına müzisyenlerine ve tüm değerlerinin biz de Taşova gazetesi olarak hep yanında olduk, hep de olacağız. Yolunuz açık olsun şairlerimiz, sanatçılarımız, perde arkasında kalan yapımcı ve yönetmenlerimize  başarilar diliyoruz.


 SEzARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

29 Haziran 2023 Perşembe

TASOVA ARPADERESİ CAMİİNDE İLK BAYRAM NAMAZİ KİLİNDİ


Arpaderesi koyu CAMİİ nde ilk Kurban bayram namazi kilindi. 
   300 Kisilik devasa camii insaatinda sona gelindi. Camii dernek baskani ve Koy muhtarinin onculunde ortaya guzel bir camii yapildi. İki senenin sonunda Kurban bayram namazi Yeni Camiide kilindi. Arpaderesi gurbetteki ve koyde yasayanlar bu bayram adeta koye hucum ettiler. Guzel bir bayrami yenii caminnde kilan koylulerin sevinci gozlerinden belliydi. 
 Yeni camii tum muslumanlara hayirli olsun. Arpaderesi Koyu Camii dernek baskani eksiklikler bittiginde muhtesem bir acilisla  ibadete acilacagini acikladi. 
05amasya 05 Haber 2023
SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

13 Haziran 2023 Salı

AYRAN, TEREYAĞI YAYIK ÜÇLÜSÜ

   
    Yayık denilince akla, tereyağı ve ayran gelir. Çocukluğumuzda köylerimizinde çoğunluğumuzun evinde gördüğü tahta agaçtan yapılmış, kenarları şifet denilen yuvarlak sac ile bağlanmış, yogurdu içine doldurulan ilkel bir icattır yayık. Dipşek ve dipşek sapı da bu aletin diğer parçasıdır. Kimisi dik vaziyette duran, dipşek ile içine doldurulmuş yoğurdu döverek ayran ile tereyağını biribirinden ayıran çok yarayışlı kullanışlı bir alettir yayık. 
    Yayık veya güvlek dediğimiz aletin içine bir miktar suyla karıştırılarak ayran halinde doldurulan yoğurdun ileri geri sallandığında, ayranın üzerine çıkan tereyağının kepçeyle toplanması, sallamaya devam edildikçe azalan miktarla da olsa tereyağının ayranın içinde kalmayıncaya kadar süren “yayık yoğurt ayran ve tereyağı” ilişkisini hatırlatmaktır. 
    İçenler bilir yayık ayranının (Gatığın) tadını, ekmeğine yağ sürenler bilir tereyağının kıymetini, sabah aç karnına tereyagı ile balı karıştırıp ciğerlere ilaç olduğunu yavsiye eder doktorlarımız. Hele işin güzel yanı ise çocukluğumuzdaki ambarın küçük tarafına oturan ebelerimizin yayık içinde dipşekle vurdukça çolk, colk selsleri, yüzlerinden nur akan nenelerimizin sevgi dolu bakışı asla hayalimizden gitmeyecektir. 
05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023 


CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

10 Haziran 2023 Cumartesi

ARPADERESİ KÖYÜNDE YAŞIYAN SÜLALELERİN TARİHÇESİ.

      
Amasya Taşova Arpaderesi Köyünde Köyü civarında konumlanan ve Köyagasigilden Mustafa beyin daveti üzerine Arpaderesi köyüne yerleşen sülalerin tarihçesi.

   TANGALLAR 

  İlk geldiklerinde Tekkenin Aralık'a konmuşlar ve "kara kıl çadırlı malcılar" geldi denilmiştir. Tangallar sülalesi Erzincan yöresinden gelmiştir. Geldikleri mahal bilinmemekle beraber Erzincan Eğin'den(Kemaliye) olduğunu tahmin ediyorum. (Bu bilgiyi rahmetli Necip Dayı 82 yaşındayken anlattı. O da meseleyi 12-13 yaşındayken 100 yaşındaki Medine Halasından dinlemiş.) Köyümüzde çeşitli ilçelerden gelenlerde olmuş. Sülekler'in Kavak'tan geldiğini yine Necip Dayı'dan dinlemiştim." Ahmet ÜSTÜN

 TOPALLAR: 
Topallar Sancugun dibi mevkiinde konumlandıktan sonra Köyagasilden Mustafa beyin daveti üzerine Arpaderesi köyüne yerleşmiştir. Fazla soyadını almışlar. 
   
   SARI ÜSEYİNLER.
     
 Doğudan gelen Oğuz Türklerinden olup, ŞİMŞEK ve KILIÇ soy adlarını almışlardır. Uzun tepenin altındaki Gargaçayırı mevkiindeki araziye yerleşmişlerdir. Bir süre burada yaşamını sürdüren Sarı Üseyin köyün kuruluşuna katkıda bulunup Arpaderesi köy merkezine yerleşmişlerdir.  Hacıahmet ŞİMŞEK
   

6 Haziran 2023 Salı

ARPADERESİ KÖYÜ TARİHÇESİ


Amasya Taşova Arpaderesi köyü tarihçesine bir pencere açalım dedik.
Arpaderesi köyü kuruluşu 1800 lü yıllara dayanıyor. Bir rivayete göre Tekelüze (Gürsu) köyünden ayrıldığı yazılsa söylense de büyüklerimizden ve kayıtlardan araştırdık. Ulaştığımız bilgileri sizlerle paylaşacağız. Köyagasigil sülalesinden Mustafa beyin oğullarından Merhum İsmail ATALAY' ın hayatta iken kendisinden derlenen bilgilere göre;
    Arpaderesi Köyü Osmanlı döneminde Amasya Valiliğinde Paşa olarak görev yapan Abdullah Paşa dönemin Osmanlı hükümetine çok hizmetlerde bulunmuştur. Amasya merkeze çeşitli Camii, Hamam ve çeşitli mimari yapılar yaptırmıştır. Dönemin Amasya Valisinin ve Osmanlı hükümetine hizmetler ve başarılı hizmetlerinin karşılığında Abdullah Paşaya genişçe bir toprak verir. Abdullah Paşanın oğlu Kerim bey Amasya İl merkezinde 1502 yılında yapılan sofular camii ikinci Beyazıt zamanı defterdarı kerim bey tarafından, babası Abdullah paşa adına yaptırılmıştır. Cami yıllara meydan okumuş halen Camii olarak hizmete açıktır. Yine Mustafabey tarafından Mustafa bey Camiisi Amasya' da hizmet etmektedir. Kerim bey ve babası Abdullah Paşa, Mustafabey; Amasya Taşova Arpaderesi köyünden köyağasigil sülalesinin dedeleridir.


    Kurtuluş savaşı sıralarında Bölgede Ermeni, Rus işgaliyle savunma için savaşan Mustafa bey Osmanlı hükümetince babası Abdullah paşaya verilen topraklarda etkin bir mücadele verir. Bölgeyi adım, adım bilen Mustafa bey Abdullah paşa dedesinin tüm gayrimenkul ve camii, han, hamam ve diğer mimari yapıları vakıfa devir eder. Yakın Zamana kadar Mustafa beyin evlatları İsmail ATALAY tarafından muhafaza edilen devir evrakları saklanmakta idi. Osmanlı hükümeti ile arası oldukça iyi olan Abdullah Paşanın torunları Amasya merkezden ayrılırlar.
    Abdullah Paşanın torunları Mustafa bey yanına aile efradını ve kardeşini de alır, şimdiki yemişen bükü, Yeni adı Taşova ırmak kenarına yerleşmeye karar verir. Bir süre orada kalırlar. Kendi aralarında istişare ederler. Amasya' da zaten ırmak kenarındaydık, buradan ayrılalım daha sakin ve sivri sineklerin olmadığı havadar bir yere yerleşmeye karar veririler. Şimdiki Tekelüze yaylası olan Eskiköy' e gülleyük denilen suyun çıktığı yere yerleşirler.
    İki kardeş birisi çifçliği üslenir, diğeri hayvanları alır, kendi aile efradiyle şimdiki Harmancuk yaylasına, yaylaya çıkar. Arazilerdeki ürünlerin hasat zamanı köyde tarım ile uğraşan kardeş, yayladaki kardeşine haber gönderir. Yayladaki hayvancılıkla uğraşan kardeşine derki, hayvanları al gel, hasat yapalım der. Kardeşi gelmez. Tekrar haber gönderir, süre verir. Gelirsen gel gelmezsen bir daha gelme der. Yayladaki hayvancılıkla uğraşan kardeşi yine gelmez. Eskiköy Tekelüze (Gürsu) yaylasında kalan Mustafa bey tarım yapmak için şimdiki Arpaderesi köyü, köy deresinin üst tarafı olan yerleşim yeri olan köyün üst tarafına kardeşini beklemez iner,  yerleşirler. Geniş kapsamlı hatırı sayılır kalabalık köyağasigil sülaleleri köyde yaşamlarını idame ettirmişlerdir. Soyadı kanunu çıktığında köyağasigil ayrı ayrı  (ATALAY, BOLAT, ÖZÇELİK, YILDIZ, DENİZ ) 
soyadlar almış hala kullanılmaktadırlar.
     Tarımla uğraşan abi ise (Mustafa bey) Arpaderesi köyüne gelmiştir. Arpaderesi köyünü kurmuş, oraya yerleşmiştir. Mustafa bey etraftaki sülalelerin tarlalarının başlarında, ikamet eden Yörük ve Türkmen sülalelere köy merkezindeki arazileri bila bedel karşılıksız hibe eder.  Köyün evvelki adı Balaklu oba köyüdür. 
 Balaklu oba köyünün 20 hane olduğu 1840 yılı kayıtlarında görülmektedir.
    Köyümüzün Kuzey batısındaki donuzluk deresinin kenarında, köyün küçük mezarlık diye tanımladığı mezarlığın batısında Arpaderesi mevkii vardır. Bu mevkiinin ismi köyümüze verilmiş olup, Köyümüze ARPADERESİ ismi konmuştur. 
    Daha sonra bu yerleşim yerine O dönemde Köyümüzün diğer halkı herkes, köyün kenarlarındaki arazilerde konumlanmış, ikamet ediyorlarmış. Mustafabey ve ailesinin geldiğini ve yerleştiğini duyan çevredeki sülaleler şimdiki köyümüzün bulunduğu mevkiye gelir yerleşirler.
    Mustafa beyin kardeşi ise yayla zamanı bitince hayvanları alır şimdiki (Tekelüze) Gürsu Yaylasının bulunduğu Eskiköy mevkiine gelir.  Bir süre daha Eskiköyde kaldıktan sonra şimdiki Tekelüze (Gürsu) köy merkezinin bulunduğu yere iner ve yerleşir. Böylece Tekelüze (Gürsu) köyü kuruluşu gerçekleşir. Çevre köylerden katılanlar sayesinde Tekelüze köyüde büyümüş ve kalabalıklaşmıştır.
   Yani Tekelüze ile Arpaderesi köyü İki kardeş tarafından kurulmuş ve kuruluşu aynı senelere isabet eder. İki köyün arazisi birbiri ile karışmıştır. İki köylüler, birbirlerine hem köy, hem yayla, hemde tarla komşudur. Harmancuk Yaylasına Arpaderesinde yaşayan Mustafa bey yaylacılığa gider. Eskiköy yaylasına ise Teleküze (Gürsu) köyündeki kardeş yaylacılığa gider.   
    Çevremizdeki bütün köy ve kasabaların isimleri değiştiği halde Arpaderesi' nin ismi değişmemiştir.  İki kardeşin anlaşamaması neticesinde Arpaderesi'nde oturan kardeş 1877 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında batıya göç eden Yörük-Türkmen gruplarına "gelin, burda oturun, işte size tarla tapan, ev yeri" bila bedel (Bedelsiz, karşılıksız) davet etmiştir. Türkiye' nin çeşitli illerinden gelip köyün çevresinde konumlanmış, Oğuz boyu Yörük ve Türkmen sülaleleri Mustafa beyin çağrısına olumlu cevap vermiş, Mustafa beyin ve sülalelerin gayretleriyle köy kurulmuştur. 
    Köyağasigil sülalesi Çevre İlçe, Nahiye, köyler (Erbaa, Sonusa, Taşova Ladik, Destek, Sepetli, Oba, Alpaslan, Tekelüze ) ve köy çevresinde konumlanıp davet üzerine Arpaderesine yerleşen sülaleler ile kız alıp vermek suretiyle akrabalık bağlarını kuvvetlendirmişlerdir. Mustafa bey bu birleştirici önderliği sayesinde akrabalıklar sülaleler kaynaşmışlar. 
 Çevre köylerimizden de gelenler olmuş ve Köyümüz çok kalabalıklaşmıştır. Köyün batısında şimdiki dökme tepe denilen bölgede köyün eski mezarlığı bulunmaktadır. Bu mezarlıktaki mezar taşlarının oyma taşlardan sarıklı başlıklar bulunan mezarlar bulunmaktadır. Bu sarıklı, oyma taşlarda gösteriyor ki köyün geçmişi hem eskiye dayanıyor, hem de önemli zatların ebedi istiratğahı mezarlığın mimari yapısı sıradan olmadığı görülmektedir.  
    Köyümüz 1943 yılı Erbaa - Lâdik – arasının çok yoğun etkilendiği deprem meydana gelir. Bu deprem 26–27 Kasım 1943 gecesi saat 02.30’da gerçekleşti. Depremden kaçarak kurtulanlar o geceki acı manzarayı hatıralarında hep taze tutarak anlatırlar. Sanki şimdi yaşarmış gibi üzülürler. Köyümüzün evleri ahşap kerpiçden olduğu için çok can kaybı ve yaralanmamalar oldu. Deprem sabaha kadar aralıklarla sürdü. Köyümüzdeki çoğu evlerin alt katları ahır olduğu için hayvanlar öldü. Köyümüzün halkı için hayvanların ölümü de büyük bir acıydı. Çünkü köylülerimizin geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdı. Tarım hayvanlarla yapılıyordu. Köyümüze İlk elektirk 1978 yılında geldi. 1980. li yıllarda köyümüz Ekonomik nedenlerle çevremizdeki köyler gibi İstanbul' a büyük göç verdi. Günümüzde sevindirici olay oldu, emekli olan büyüklerimiz köyümüze geri dönerek betonarme ev yapmaya başladılar. Şu anda Arpaderesi köyünde 105 hane ikamet etmektedir.  Köyümüz modern bir şekil almaya başladı. Geriye dönüş hızla devam etmektedir.
    2021 yılı Aralık ayında Arpaderesi Köyü Camii Yaptırma ve yaşatma derneği kuruldu. Eski Camii yıkılarak en kısa zamanda 300 kişilik 3 katlı camii inşaatı başlanıldı. Arpaderesi köylüleri başta olmak üzere, Büyükşehirlerde yaşayan Arpaderesi köyü halkı, çevresindeki tanıdıkları, Tüm İlçe merkez ve köylerinin bağış ve desteği, Taşova Gazetesinin gündemde tutarak geniş kitlelere duyurması neticesinde Tüm Türkiye' deki hayır severlerin katkıları sayesinde iki buçuk sene içerisinde Camii inşaatı tamamlandı. Camii ve camiinin diğer müştemilatının eksiklikleri tamamlanmaya çalışılmaktadır.
Kaynak: İsmail ATALAY
Hazırlayan: Ahmet ŞİMŞEK


 
 İsmail ATALAY


Abdulah Paşa ATALAY ve oğlu Feza Çavuş.



Soldan 1 Dursun dayı(Esmenin Dursun) 2 Ömer LİMON (Selimlerin Ömer dayı) 3 Abdürrahim öğretmen sepetliden 4 tanimiyom 5 Davut ÖDÜBEK dayımız. Fotoğrafta tanıdıklarınız varsa bizlerle paylaşınız. Bu tür Elinizde tarihi fotoğraflar ve büyüklerimizin resimleri varsa bizlerle paylaşınız.

CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

ARPADERESİ TARİHÇESİ.

Amasya Taşova Arpaderesi köyü tarihçesine bir pencere açalım dedik. 
Arpaderesi köyü kuruluşu 1800 lü yıllara dayanıyor. Bir rivayete göre  Tekelüze (Gürsu) köyünden ayrıldığı yazılsa söylense de büyüklerimizden ve kayıtlardan araştırdık. Ulaştığımız bilgileri sizlerle paylaşacağız. Köyagasigil sülalesinden İsmail ATALAY' dan aldığımız bilgilere göre;
    Arpaderesi Köyü Osmanlı döneminde Amasya Valiliğinde Paşa olarak görev yapan Mustafa bey, dönemin Osmanlı hükümetine çok hizmetlerde bulunmuştur. Amasya merkeze çeşitli Mustafa bey Camii, Hamamı yaptırmıştır. Hizmetlerinin karşılığından Mustafa beye Osmanlı hükümeti bu hizmetlerinden dolayı istediğin zaman istediğin yere yerleşebilir, Valinin emriyle yerleştiğin yeri bize bildirdiğinde Mustafa bey adına o bölge verilecektir denir. Mustafa bey yanına aile efradını ve kardeşini de alır, şimdiki yemişen bükü, Yeni adı Taşova ırmak kenarına yerleşmeye karar verir. Bir süre orada kalırlar. Kendi aralarında istişare ederler. Amasya' da  zaten ırmak kenarındaydık, buradan ayrılalım daha sakin ve sivri sineklerin olmadığı havadar bir yere yerleşmeye karar veririler. Şimdiki  Köy deresinin üst tarafı olan ATALAY, BOLAT, ÖZÇELİK soyadlı köyagasigil sülalelerin yerleşim yeri olan köyün üst tarafına yerleşirler. İki kardeş birisi çiftçliği üslenir, diğeri hayvanları alır, kendi aile etradıyle yaylaya çıkar. Arazilerdeki ürünlerin hasat  zamanı köyde tarım ile uğraşan kardeş, yayladaki kardeşine haber gönderir. Yayladaki  hayvancılıkla uğraşan kardeşine derki, hayvanları al gel, hasat yapalım der. Kardeşi gelmez. Tekrar haber gönderir, süre verir. Gelirsen gel gelmezsen bir daha gelme der. Yayladaki hayancılıkla uğraşan kardeşi gelmez. Yayla zamanı bitince hayvanları alır şimdiki Tekelüze (Gürsu) köyüne gelir. Oraya yerleşir. Tarımla uğraşan abi ise Arpaderesi köyünü kurmuş oraya yerleşmiştir. Mustafa bey Etraftaki sülalelerin tarlalarının başlarında, ikamet eden sülalelere köy merkezindeki arazileri ücretsiz ve karşılıksız hibe eder. Köyün evvelki adı Balaklu oba köyüdür. 
Balaklu oba köyünün 20 hane olduğu 1840 yılı kayıtlarında görülmektedir.  
Köyümüzün Kuzey batısındaki donuzluk deresinin kenarında, köyün küçük mezarlık diye tanımladığı mezarlığın batısında Arpaderesi mevkii vardır.  Bu mevkiinin ismi köyümüze verilmiş olup, Köyümüze ARPADERESİ ismi konmuştur. Daha sonra bu yerleşim yerine O dönemde Köyümüzün diğer halkı herkes kendi tarlasının içinde ikamet ediyormuş, Mustafabey ve ailesinin geldiğini ve yerleştiğini duyan çevredeki sülaler şimdiki köyümüzün bulunduğu mevkiye gelir yerleşirler. Çevre köylerimizden de gelenler olmuş ve Köyümüz çok kalabalıklaşmıştır. Şu anda köyümüz yaklaşık 100 hane ikamet ettiği tahmin edilmektedir. Çevremizdeki bütün köy ve kasabaların isimleri değiştiği halde Arpaderesinin ismi değişmemiştir.
       Köyümüz 1943 yılı Erbaa - Lâdik – arasının çok yoğun etkilendiği deprem meydana gelir.  Bu deprem 26–27 Kasım 1943 gecesi saat 02.30’da gerçekleşti. Depremden kaçarak kurtulanlar o geceki acı manzarayı hatıralarında hep taze tutarak anlatırlar. Sanki şimdiyaşarmış gibi üzülürler. Köyümüzün evleri ahşap kerpiçden olduğu için çok can kaybı ve yaralanmamalar oldu. Deprem sabaha kadar aralıklarla sürdü. Köyümüzdeki çoğu evlerin alt katları ahır olduğu için hayvanlar öldü. Köyümüzün halkı için hayvanların ölümü de büyük bir acıydı. Çünkü köylülerimizin geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdı. Tarım hayvanlarla yapılıyordu. Köyümüze İlk elektirk 1978 yılında geldi. 1980. li yıllarda köyümüz Ekonomik nedenlerle çevremizdeki köyler gibi İstanbul' a büyük göç verdi. Günümüzde sevindirici olay oldu, emekli olan büyüklerimiz köyümüze geri dönerek betonarme ev yapmaya başladılar. Köyümüz modern bir şekil almaya başladı. Geriye dönüş hızla devam etmektedir.
Hazırlayan: Ahmet ŞİMŞEK

Bu cümleden, bizim sülale TANGALLAR ilk geldiklerinde Tekkenin Aralık'a konmuşlar ve "kara kıl çadırlı malcılar" geldi denilmiştir. Tangallar sülalesi Erzincan yöresinden gelmiştir.Geldikleri mahal bilinmemekle beraber Erzincan Eğin'den(Kemaliye) olduğunu tahmin ediyorum. (Bu bilgiyi rahmetli Necip Dayı 82 yaşındayken anlattı. O da meseleyi 12-13 yaşındayken 100 yaşındaki Medine Halasından dinlemiş.) Köyümüzde çeşitli ilçelerden gelenlerde olmuş. Sülekler'in Kavak'tan geldiğini yine Necip Dayı'dan dinlemiştim."


CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA

5 Haziran 2023 Pazartesi

TAŞABAD- TAŞOVA


Enver Seyhan
Taşabad (Taşova) hakkında belgelerden ve bilgilerden yararlanarak kısa bir künye çıkardım.
Mazi köktür. Maziden bihaber kalmak, tarihin hayatın yaşamın varlığın geçmişin ve istikbâlin sırlarına vakıf olamamak demektir.
Künye:
Köyün adı: Yemişenbükü
Nahiyesi: Sonusa
Kazası: Erbaa
Vilayeti: Tokat
Bakankar Kurulu Kararı:
Yeni adı: Taşova
Vilayeti: Tokat
Karar tarihi: 04. 08. 1944
Karar numarası: 4448
Peşinden 19.08.1944 tarihli kararname ile Taşova ilçesinin nahiye ve köyleri belirlendi.
Resmi Gazete tarihi: 05. 09. 1944
Resmi Gazete Sayı: 5800

24 Mayıs 2023 Çarşamba

TAŞOVA' DA KALAYCI MAHMUT USTA İLGİ ODAĞI OLDU.

     

   Taşova Gazetesi Sahibi, editörü Ahmet GÜNAYDIN' nın haberine istinaden Taşova Halkı ve Taşova Basını Kalaycı Mahmut ustanın etrafında toplandılar. Taşova Basını kalaycı ustası Mahmut' un etrafında kararğah kurdu.   Çeşitli fotoğraflar ve röportajlar yapan basın, unutulmaya yüz tutmuş Kalaycılık mesleğinin inceliğini ve bakır kaplar hakkında bilgiler verdi. 
   Seyyar olarak il il ilçe ilçe dolaşan Mahmut ustanın yolu Taşova' ya düştü, Mesleğini icra eden Kalaycı ustası Taşova' lılar tarafından gösterilen ilgiden memnundu. Çekimlerini yapan Taşova Basın mensupları Kültürümüze yaptıkları hizmetler için mutlu oldukları yüzlerindeki gülümsemeden belliydi.
   Kültürümüze hizmet eden Taşova Basın mensuplarına ve bu unutulan kalaycılık hizmetini seyyar olarak yapan Mahmut TOKA' ya gazetemiz adına çok teşekkür ediyoruz.

      Kalaycılık yapan Mahmut ustanın bu mesleği Taşova' mızın Emekli Esnaf Hasan Fehmi Karaismailoğlu' nu hatırlara getirdi. Kendisiyle yapılan röportajda; “Trabzon’un Of kazasının Halman köyü’nde dünyaya geldim. Sonra buraya (Taşova’ya) geldim (göçtüm). Buraya geldiğimde 13-14 yaşlarında mıydım neydim, o zamanlar kıtlık vardı,” diye sohbetine devam etmişti" Fehmi Karaismailoğlu usta. O koca çınar artık konuşurken zorlanıyordu. Ama zihni de yüreği de berraktı. Uzun yıllar Esençay’da kalaycılık yapan Babası merhum Gafur Usta’yla buraya geldiğini, babasının yanında kalaycı olduğunu ve kalaycılık yaparak geçindiklerini dile getirmişti.

Halen ilçemizde yaşayan ve bu mesleği yapan bir kalaycı kaldı.  O da Esençay’da ikamet eden Gafur Usta’nın çırağı: Ömer Dur.

VEYİS TAŞTEPE HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞTU

    Haber: Ahmet Şimşek
    İ
lçemize bağlı aslen Karlık köyünden olup, uzun süredir Arpaderesi köyünde ikamet  Veyis Taştepe (88), 24 Mayıs 2023 Salı günü hayatını kaybetti.

    Mehmet ve Veysel Taştepe’nin babaları, Hidayet, Levent, Bülent, İbrahim, Yalçın ve Zekeriya Taştepe’nin amcası, merhum Veyis Taştepe’nin cenazesi 25 Mayıs Perşembe günü Arpaderesi köyü camiinde saat 10.00’da kılınacak cenaze namazının ardından Karlık Köyü Taştepe mezrası aile kabristanlığında toprağa verilecek.

Merhuma Cenab-ı Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına baş sağlığı dileriz.

05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023 

22 Mayıs 2023 Pazartesi

2023 KİRAZ HASADI BAŞLADI

   

   İlçemiz köylerinde son dönemlerde kaliteli kirazla yetiştiriyor. Yılın erken kirazları kızarmaya başlayınca kiraz hasadına başlandı. Alpaslan Kasabasında toplanan erken kirazlar, toptancılar tarafından alınarak büyükşehirlere ulaştırılmaya başlandı.
   Bu yıl kirazlarda kalite rekoltesi çok yüksek. Bahar mevsimin yağışlı gitmesi neticesinde erken kirazların olması Mayıs ayı sonuna kaldı. Taşova köyleri, Alpaslan, Uluköy, Baraklı başta olmak üzere çoğu köyümüzde ticari olarak, kiraz yetiştiriciliği  yapılıyor. Amasya ve İlçeleri kirazları ülke çapında kendini ispatladı. 
    Kiraz yetiştiricilerinden aldığımız bilgiye göre hava şartlarının olumsuz geçmesine istinaden rekoltenin yüksek olması tüketicilere  fiyat olarak yansıyacaktır dedi.  Taşova' mıza bereketli bir kiraz hasadı olsun der, bol satışlar diliyoruz.

21 Mayıs 2023 Pazar

KALAY YAPMAK İÇİN TAŞOVA' YA GELEN MAHMUT USTA

    Haber: Ahmet GÜNAYDIN
    
     39 yıldır fiili olarak gazetecilik yapıyorum. Ancak baba mesleğim 1944 yılında Trabzon’un Of ilçesinden Taşova’nın kuruluşunda gelen büyüklerim gibi Kalaycılık. 1975 yılına kadar Eski Buğday pazarı (Dene Pazarı)nda şimdiki Bekir Konyar’ın dükkanının olduğu köşede bakırcılık, kalaycılık ve zücaciye işi yapmışız. Yaşım küçük olduğu için Mesleğin kap yıkama aşamasını ancak öğrenebilmiştim. Kalaycılık öğrenilmesi çok zor bir meslekti. Alüminyum, çinko, melamin çelik, krom gibi farklı mutfak eşyaları çıkınca, Bakır kaplar pahalı olması nedeniyle gözden düşmeye başladı.
        Kuşkusuz hem sağlık yönünden hem de yemeklere verdiği lezzet nedeniyle bakır eşyalar bir çok ailenin mutfaklarında yer almaya devam ediyor. Bakır tepside yapılan Sini böreğinin tadını alüminyum tepside bulamadığımız gibi, hele de odun ateşinde bakır kapta pişen yemeğin tadını diğer mutfak eşyalarında bulamıyoruz.
        Ne güzel tevafuktur ki; eşim, 21 Mayıs 2023 Pazar günü bahçemizde yetişen taze yeşil soğanla köy yumurtasını bakır tavada pişirdi. Muhteşem bir lezzet çıktı ortaya. Eşime Akşam yine aynı şekilde yemek hazırlamasını söyledim. Anadolu Ajansı Muhabiri Tevfik Öztürk ile rutin yürüyüşümüze çıktık. Cumhuriyet mahallesi, Yeniyol caddesi ile Yeşilırmak caddesinin kesiştiği köşede kalaycılık yapan Mahmut Usta’yla karşılaştık. ”Hayat haberdir, Haber hayattır” düsturumla ”Tevfik haber ayağımıza geldi” dedim. Kahramanmaraş’ın merkez ilçesi Dulkadiroğlu’ndan olduğunu söyleyen Mahmut Toka açık havada ailece mesleğini icra ediyor. Özellikle yayla mevsiminde tura çıkan kalaycı Toka 35 yıldır bu mesleği icra ettiğini söyleyerek 25 Mayıs gününe kadar Taşova çevresinde olduğunu söyleyerek kap kalaylatmak isteyenlerin kendisine 0 531 490 04 77 nolu telefondan ulaşabileceklerini söyledi.
    
        Kültürümüz yaşasın, bu güzel abilerin kardeşlerin, kaybolan mesleklere sahip çıkması ne kadar güzel bir şey.. Ellerine yüreklerine sağlık. Arpaderesinede gitseler hemi. neyse biz buradan tanıtalım, bakır sinilerini kablarını kazanlarına alan gelsin bu abiyi bulsun.
05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023