GENEL MESAJ
4 Ağustos 2023 Cuma
YILLAR ÖNCE BU GÜN KURULAN TAŞOVA
3 Ağustos 2023 Perşembe
SU DEPOSU İNŞAATI BAŞLANDI.
Taşova Arpaderesi köyü su deposu köylülerin ihtiyacını uzun yıllar karşıladı. Köye dönüşlerin çoğalması ve köy su ana hatlarının tek sistem olması nedeniyle köyün kuzey üst kesimlerine su çıkmıyor. Köyün üst bölgesi, köyün yarısına su çıkmıyordu.
SU BORULARINA KUM DOLDU.
Taşova' nın bir çok köyünde su sorunu var. Arpaderesi köyünde de gün geçmiyor su sorunu olmasın. Köyler sorun yumağı, Irmak kenarındaki Tarlaları sel alıyor, İçme suyu yetersiz, 15 km uzaktan su deposuna gelen su boruları eski, yıllar önce döşenmiş olduğundan her gün patlıyor, arızaları tespit etmek güç, diye bir çok haber yapıldı.
05amasyam-05 Kültür, Haber, Mağazin 2023
1 Ağustos 2023 Salı
PATOZLAR ŞİMDİ NERDE?
1977 – 1978 li yıllarda Köylerimize patoz gelirdi. Küçük patozlar vardı. İşler küçük patozlarda çok uzuyor, iş yapana da yaptıranda pahalı geliyordu. Tüm köylülerin hepsi patoz alamıyorlardı. Bir veya iki kişi patoz alır, diğer çifçiler patozu olanlara saat ücretiyle harman sürdürürlerdi. Daha sonraki yıllarda büyük patozlar çıktı. Ağzı dev gibi patozlardı. Bizim köye ve çevre köylere Büyük patozlar, Samsun Terme ilçesinden gelirdi. O yüzden biz büyük patozlara çok sap yiyor diye terme patozu diyorduk.
Büyük patozun görüntüsü, sanki koca bir dev ağzını açmış,
insanı yiyecek gibi bakıyordu. Kemlikle ( uzun ekin saplarından veya ırmak kenarından biçilen kamıştan yapılmış bağlamaya yarayan ottan ip) bir nevi bağlanan
ekin sapları çözülerek patozun ağzına verilirdi. Büyük patozların ağzına yetişmek
zor olduğundan ağaç dirgen yardımıyla kemliği çezilmiş, calazlar patozun ağzına
verilirdi. Saplar yaş olursa patoz sapları gever dövemez, iş uzardı. Bazen çalarları
patoza atarken farkında olmadan taşlar karışır patoza giden taşlar tangır
tungur ses çıkarır, patozun bazı parçaları arıza verirdi. Patoz durdurulur,
arıza tespit edilir, kopan kırılan yer sökülüp kaynakçıya tamire gidilirdi.
Zamanla çifçiler bu patoz çalıştırma ve tamir yapma yaptırma konusunda
ustalaştılar. Bilalların Memedin Çukuryer mevkiindeki tarlasında patozla harman
dövüyorlardı. Terme Patozu dedğimiz büyük
patoz ile harman sürerken, patozdan tangır tungur sesleri gelmeye başladı.
Bizler yandaki tarlalarda ekin biçiyorduk. Ne olduğunu merak ettik. Patozun
yanına gittiğimize ağaç dirgen patozun içine kaçmış, dirgeni paramparça
etmişti. Dirgenin ağaç olması patoza zarar vermeden koşup traktörü durdurmuştu
patoz sahibi. Bu patoz denilen alet nasılda canavara benziyor, ağzına ne gelse
yiyor, ne yese doymuyor, bu alet çalımı acaba, motur (Traktör) olmasa da kendi
kendine çalışırmı acaba, ya çalışırsa bizi yerse diye çocuk aklımla bir sürü
hayeller kurmuştum. Yok gerçekten düvenlerle harman sürme işinden sonra bu
patoz asrın icadıydı diye düşündüm.
Patoz dövmek için en az 5-6 kişi gerekirdi.
Bir kişi buğday yığınından dirgen ile patozun önüne sap atar, bir kişi patozun
önüne düşen sağları Patozun ağzına atar, hatta iş hızlı olsun diye buğday saplarını
açıp patozun ağzına veren kişiye yardım e der. İki kişi patozdan çıkan
buğdayları çuvallar, kenara çeker. Bir kişide patozun arka bölümünde kaçan
buğdayların elendiği eleği konrol eder, biriken buğdayları kalburla, elenmek
üzere bir yerde biriktirir.
Patoz traktöre kayışla bağlı çalışan bir asrın
icadı bir aletti. Traktörün arka büyük teker arka orta bölümünde dinamo gibi gaz
verince dönen bir bölüme yuvarlak kasnak
takılır, patoz ile traktör üzerindeki kasnakları kayış ile çevirerek patozun çalıştırılması
sağlanırdı. Kayışın takma şekli ise
dönüş yönü ile ilgili, traktör ve patoz bir birine sırt verir şekilde duruyor.
Bu nedenle traktör kendi önüne doğru kuyruk milini çeviriyor. Patozun ise kendi
önüne doğru dönmesi gerekli, kayşı o şekilde burkunca alt üst olan kayış
makinaler ters olsa dahi doğru yönde dönmeyi sağlıyor.
Patoz devri bittimi? Hayır tabiki bitmedi.
Her ne kadar biçerdöverler çıksa da işler bir günde koca koca tarlalar sürülüp,
buğdaylar remorklara doldurulup, ilçedeki zahirecilerin yolunu tutsa da patozlar
hala reyaçta ve kullanılıyor. Biçerdöverden arta kalan buğday sapları balya
yapılsa da, bir kısım çiftçilerimiz kalan samanı patozla dövüp inceltiyorlar. Hatta
yeşilini biçip kuruttukları otları bu patozlar sayesinde inceltip saman haline
getiriyorlar. Kırsal kesimde, dağlık alanlarda biçerdöverin giremediği
tarlalarda biçilen buğdayları yine patozlar sayesinde dövüp köylü buğdayımı ambarına
koyuyor.
30 Temmuz 2023 Pazar
DÜVENLERLE HARMAN ZAMANI,
Eskiden Uzun uzun Ekin biçilir, yığınlar yapılır, kağnılarla, traktörlerle sap çekme işi yapılırdı. Harmana çekilen ekin bağları yine tarlada olduğu gibi yığın yapılırdı. Yığın rüzgardan uçmasın, dağılmasın diye tepesine ya ucu sivri sırık batırılır veya üzerine büyük büyük taşlar konurdu. sap çekme işleri kağnıyla 15 - 20 gün sürerdi. Traktörün çıkmasıyla bu sap çekme işi 2-ila 3 güne düştü. Yine harman sürme işi bir ay sürerken traktörlerin köylere gelmesiyle harman işi bir hafta 10 güne düştü.
Hayvanlarla yapılar ziraat işleri tarla işleri traktörler devreye girince, daha kısa sürede bitirilmeye başlandı. Traktörlere takılan tarım aletleri gelişti. Bunların en başında düvenin yerini Patozlar aldı. Patozun yerini ise Biçer döver aldı. Buğdayı önce orakla biçerken tırpanla, sonra biçerbağlar aleti çıktı. Bir ileri aşama hem biçer bağlar, hem de taneleriini biribirinden ayıran, döver aletini Patoz' u bir araya toplayan Biçerdöver aleti geliştirildi. Samanları tarlada paketleyen balya makinesi yapıldı.
Harman köye yakın bir yere yapılırdı. Yüzey düzeltilir, suyla çamur haline gelene kadar samanlarla çamur yoğrulur köşelerine kalın urgan bağlanan ağaçla zaglanırdı. Harman arada çatlamasın diye sulanırdı. 8 - 10 gün harman işlemi sürerdi. Bizim yöremizde düvenleri çekmek için harman işinde öküzler kullanılırdı. Bazı yörelerde harman işinde hayvan gücü olarak atlar, eşekler de kullanılırdı.
Harman düven denilen keskin çakmak taşı dediğimiz sarı kırmızımsı taşları kalın bir ağaca çekılerek, adına Düven dediğimiz o asrın icadı buğdayı samandan eze eze ayırmaya yarayan bir alet vardı. Bağların kemlikleri dağıtılarak (çezilerek) harmana saçılmış buğday destelerini önüne boyundurukla bağlanmış Kömüş öküzü ve karasığır öküzlerini bağlayarak düvenler akşama kadar döner, döner, yuvarlak harmanı tavaf ederdi.
29 Temmuz 2023 Cumartesi
EL EMEGI TARHANALAR, SERİLDİ.
İlçemiz köylerinde yaz sıcaklarının artmasıyla kışlık hazırlıkları başladı. Hazırlıkların ilk başında tarhana gelir. Maharetli hanımların ellerinde büyük lezzete dönüşen tarhana üretimi yöremizde bolca yapılır.
4 Temmuz 2023 Salı
Eğitim ŞİMSEK YAZDI, KESKİN SESLENDİRDİ. DUYGU DOLU ŞİİRLER. ARAR GÖZLERİM
AHMET ŞİMSEK YAZDI, MÜZEYYEN KESKİN SESLENDİRDİ.
DUYGU DOLU ŞİİRLER. ARAR GÖZLERİM.
İlçemiz insani duygu doludur. Taşova’mızın duygu dolu şairlerinden Ahmet Simşek yöresel ağızla ”Arar Gözlerim” adli şiirini, yine yöremiz AMASYASAT Başkanı Şair-yazar Müzeyyen Keskin hanim okudu.
Resimlerle video montaj çalışmalarını Canan Keskin hazırladığı. Gönül teline dokunan şiirleriyle, Taşova’mızın yöresel kültürüne katkıda bulunan Şimşek sosyal medyada kültürümüzü tanıtmaya devam ederken, şairlik yönünü de sürdürüyor. Yine Taşova Esencay beldemizden Müzeyyen Keskin hem kitap yazıp, hem de şiir kitaplarıyla adından söz ettiriyor.
Taşova Gazetesi Editörü Ahmet Günaydın: ü”Taşova’mızın şairlerine, ressamlarına müzisyenlerine ve tüm değerlerinin biz de Taşova gazetesi olarak hep yanında olduk, hep de olacağız. Yolunuz açık olsun şairlerimiz, sanatçılarımız, perde arkasında kalan yapımcı ve yönetmenlerimize başarilar diliyoruz.
29 Haziran 2023 Perşembe
TASOVA ARPADERESİ CAMİİNDE İLK BAYRAM NAMAZİ KİLİNDİ
13 Haziran 2023 Salı
AYRAN, TEREYAĞI YAYIK ÜÇLÜSÜ
Yayık veya güvlek dediğimiz aletin içine bir miktar suyla karıştırılarak ayran halinde doldurulan yoğurdun ileri geri sallandığında, ayranın üzerine çıkan tereyağının kepçeyle toplanması, sallamaya devam edildikçe azalan miktarla da olsa tereyağının ayranın içinde kalmayıncaya kadar süren “yayık yoğurt ayran ve tereyağı” ilişkisini hatırlatmaktır.
10 Haziran 2023 Cumartesi
ARPADERESİ KÖYÜNDE YAŞIYAN SÜLALELERİN TARİHÇESİ.


6 Haziran 2023 Salı
ARPADERESİ KÖYÜ TARİHÇESİ

Arpaderesi köyü kuruluşu 1800 lü yıllara dayanıyor. Bir rivayete göre Tekelüze (Gürsu) köyünden ayrıldığı yazılsa söylense de büyüklerimizden ve kayıtlardan araştırdık. Ulaştığımız bilgileri sizlerle paylaşacağız. Köyagasigil sülalesinden Mustafa beyin oğullarından Merhum İsmail ATALAY' ın hayatta iken kendisinden derlenen bilgilere göre;
Arpaderesi Köyü Osmanlı döneminde Amasya Valiliğinde Paşa olarak görev yapan Abdullah Paşa dönemin Osmanlı hükümetine çok hizmetlerde bulunmuştur. Amasya merkeze çeşitli Camii, Hamam ve çeşitli mimari yapılar yaptırmıştır. Dönemin Amasya Valisinin ve Osmanlı hükümetine hizmetler ve başarılı hizmetlerinin karşılığında Abdullah Paşaya genişçe bir toprak verir. Abdullah Paşanın oğlu Kerim bey Amasya İl merkezinde 1502 yılında yapılan sofular camii ikinci Beyazıt zamanı defterdarı kerim bey tarafından, babası Abdullah paşa adına yaptırılmıştır. Cami yıllara meydan okumuş halen Camii olarak hizmete açıktır. Yine Mustafabey tarafından Mustafa bey Camiisi Amasya' da hizmet etmektedir. Kerim bey ve babası Abdullah Paşa, Mustafabey; Amasya Taşova Arpaderesi köyünden köyağasigil sülalesinin dedeleridir.

Kurtuluş savaşı sıralarında Bölgede Ermeni, Rus işgaliyle savunma için savaşan Mustafa bey Osmanlı hükümetince babası Abdullah paşaya verilen topraklarda etkin bir mücadele verir. Bölgeyi adım, adım bilen Mustafa bey Abdullah paşa dedesinin tüm gayrimenkul ve camii, han, hamam ve diğer mimari yapıları vakıfa devir eder. Yakın Zamana kadar Mustafa beyin evlatları İsmail ATALAY tarafından muhafaza edilen devir evrakları saklanmakta idi. Osmanlı hükümeti ile arası oldukça iyi olan Abdullah Paşanın torunları Amasya merkezden ayrılırlar.
Abdullah Paşanın torunları Mustafa bey yanına aile efradını ve kardeşini de alır, şimdiki yemişen bükü, Yeni adı Taşova ırmak kenarına yerleşmeye karar verir. Bir süre orada kalırlar. Kendi aralarında istişare ederler. Amasya' da zaten ırmak kenarındaydık, buradan ayrılalım daha sakin ve sivri sineklerin olmadığı havadar bir yere yerleşmeye karar veririler. Şimdiki Tekelüze yaylası olan Eskiköy' e gülleyük denilen suyun çıktığı yere yerleşirler.
İki kardeş birisi çifçliği üslenir, diğeri hayvanları alır, kendi aile efradiyle şimdiki Harmancuk yaylasına, yaylaya çıkar. Arazilerdeki ürünlerin hasat zamanı köyde tarım ile uğraşan kardeş, yayladaki kardeşine haber gönderir. Yayladaki hayvancılıkla uğraşan kardeşine derki, hayvanları al gel, hasat yapalım der. Kardeşi gelmez. Tekrar haber gönderir, süre verir. Gelirsen gel gelmezsen bir daha gelme der. Yayladaki hayvancılıkla uğraşan kardeşi yine gelmez. Eskiköy Tekelüze (Gürsu) yaylasında kalan Mustafa bey tarım yapmak için şimdiki Arpaderesi köyü, köy deresinin üst tarafı olan yerleşim yeri olan köyün üst tarafına kardeşini beklemez iner, yerleşirler. Geniş kapsamlı hatırı sayılır kalabalık köyağasigil sülaleleri köyde yaşamlarını idame ettirmişlerdir. Soyadı kanunu çıktığında köyağasigil ayrı ayrı (ATALAY, BOLAT, ÖZÇELİK, YILDIZ, DENİZ ) soyadlar almış hala kullanılmaktadırlar.
Köyümüzün Kuzey batısındaki donuzluk deresinin kenarında, köyün küçük mezarlık diye tanımladığı mezarlığın batısında Arpaderesi mevkii vardır. Bu mevkiinin ismi köyümüze verilmiş olup, Köyümüze ARPADERESİ ismi konmuştur.
Kaynak: İsmail ATALAY
Hazırlayan: Ahmet ŞİMŞEK

Abdulah Paşa ATALAY ve oğlu Feza Çavuş.

Soldan 1 Dursun dayı(Esmenin Dursun) 2 Ömer LİMON (Selimlerin Ömer dayı) 3 Abdürrahim öğretmen sepetliden 4 tanimiyom 5 Davut ÖDÜBEK dayımız. Fotoğrafta tanıdıklarınız varsa bizlerle paylaşınız. Bu tür Elinizde tarihi fotoğraflar ve büyüklerimizin resimleri varsa bizlerle paylaşınız.
CENNET BAHÇELERİNDEN BİR BAHÇE, YÜREKLERDEKİ DERİN SEVDA İŞTE ARPADERESİ ARPADERESİ KÖYÜ- TAŞOVA- AMASYA















.png)






